istanbulcoffeefest

İstanbul Coffee Festival 2015

Herkese merhabalar!

Bu hafta sizlere sıcağı sıcağına bir festivalden bahsedeceğim. Türkiye’de ikinci kez düzenlenen kahve festivalinden bahsedeceğim bugün. Dünya’da hızla yayılan 3. dalga kahve trendinin Türkiye’ye geç geldiğini düşünenlerdenim ben de! Öyle çok kahve seven, içen bilgili bir insan değilimdir ama bir kahvenin de kırk yıl hatırı olduğuna inananlardanım :) Bu nedenle festivalin nabzını tutmak için ben de İstanbul Coffee Festival‘in yolunu tuttum. Ne de olsa ‘Coffee is always a good idea’ :) Geçen yıl Rum Okulunda olan bu etkinliğe bilet bulamamış ve üzülmüştüm. Bu yıl Haydarpaşa Gar’ında olduğunu duyunca biletler çıkar çıkmaz soluğu Biletix’te aldım. 24 Ekim Cumartesi 15.00-19.00 seansında oradaydım!

istanbulcoffeefest

Haydarpaşa mekan olarak çok iyi düşünülmüş. Peronlar, eski trenler, tarih derken kendimizi kahve için muhteşem bir atmosfer içerisinde bulduk. Kapandığından beri de ne oldu acaba diye düşünürken dün yıllar sonra kendimi orada bulmak beni de nostalji yapmaya sürükledi :) Eskişehir-İstanbul arası yaptığım seyahatlar, yollardan binen simitçileri hatırladım. Neyse bu kadar nostalji yeter ben festivale döneyim :)

haydarpaşa

Trafik olur diye Levent’ten metroya bindik, Yenikapı’dan Marmaray’a bindik. Ayrılıkçeşmesi durağından 15 dk’lık bir yürüyüşle Haydarpaşa Gar’a ulaştık. Zorlu hava koşulları bizi yıldırmadı :)

haydarpaşa

Şemsiye ve yağmur çizmelerimle güne hazırdım!

5e4a3c3cfb1dceb942d311b405385d81

Bu merdivenlerde fotoğraf çekinmeden olmaz :)

haydarpasa

Biz saat 16 gibi gittiğimiz için girişte uzun sıralar yoktu. Kolaylıkla girdik ancak içerisi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Binlerce kahve aşığı yağmur çamur demeden gelmiş, haliyle standların önünde uzun kuyruklar vardı.

istanbulcoffeefest

Biz başta ne tarafa gitsek nasıl yapsak diye bir kafa karışıklığı yaşadık. Biraz karışık bir düzen vardı. Ayaklarımız bizi nereye götürürse o tarafa gittik diyebilirim :) Ama spontane yapılan şeyler daha bir güzel değil mi ? Tesadüfen ilk gittiğimiz stand Oranca Organik oldu. Bu firmayı kahve festivalinden öncesinde bir arkadaşım sayesinde biliyordum. Hatta Simon Levelt kahvelerle tanışıklığımız bu sayede olmuştu. Fotoğrafta tuttuğumuz çerçeve üzerindeki indirim kodlarıyla indirimli bir şekilde alışveriş yapabilirsiniz. Bence kaçırmayın derim, ben şimdiden sepete bir şeyler attım :)

orancaorganik

Biz bu markayla tanıştıran Gonca Ablayı koymadan da olmaz :) Kendisi oldukça sempatik, tatlı bir insan. Bugün orada gördüyseniz konuşmanızı tavsiye ederim :)

orancaorganik

Buradan da Simon Levelt kahvemizin yanına bir yenisini ekledik. French press’imiz hazır denemeyi bekliyoruz bakalım :)

orancaorganik

Kahvenin yanında canlı müzik de bir başka oluyormuş. Organizasyonun sevdiğim yanlarından birisi de Babylon sponsorluğunda sürekli güzel ve kaliteli müzik olmasıydı. Ancak yağmur nedeniyle sahne önünde biriken su gölü şanssızlık oldu.

istanbulcoffeefest

Uzun bir süre peronlar arasında dolaşıp bol bol kahve kokladıktan sonra artık biz de bir içelim dedik :) Çok fazla kahve içemediğim için (malum biraz çarpıntı yapıyor) şansımı Türkiye şampiyonu baristası olan Brew Lab‘te denemeye karar verdim, iyiki de burada denemişim! Özkan Yetik cidden şampiyonluğunun hakkını veriyor ve içtiğimiz en güzel kahvelerden birisine imzasını atıyor.

brewpub

brewlab

Özkan Yetik’in etkileyici bir kariyeri var!

IMG_3175

Kahvemizi içip ısındıktan sonra gezmeye devam ettik. En etkileyici fikirlerden birisi Kurukahveci Mehmet Efendi tarafından gerçekleştirilmişti. Bir vagonu cafe şekline getirmişler. Tabii yer bulmak oldukça zor olduğundan içine girip şöyle bir bakmakla yetindik.

istanbulcofeefest

Vagonların bazılarının içinde oturulabiliyordu ve muhteşem bir Haydarpaşa manzarası vardı. Biz de aralarda dinlenmek için bu fırsatı kaçırmadık!

istanbulcoffeefest

Since de çok güzel bir manzara değil mi?

IMG_1527

IMG_1545

İkinci durağımız Kronotrop oldu. Burayı ne zamandır duyup merak ediyordum, kısmet bu festivaleymiş :) Burada ilginç bir Türk Kahvesi deneyimi yaşadık. İki farklı çekirdekten çekilen iki farklı Türk Kahvesi bulunuyor: Brezilya Santa Rosalia ve Etiyopya Sidamo Sundry. Brezilya çekirdeği Etiyopya çekirdeklerinden daha sert. Bu nedenle Etiyopya benim için daha uygundu ancak sert kahve sevenleriniz varsa Brezilya’yı tavsiye edebilirim.

istanbulcoffeefest

Ayrıca Fiat’ın bugüne özel kahve çekirdekleriyle kapladığı bu arabaya bayıldım!

istanbulcoffeefest

Ayrıca kahve mutluluğu isimli çalışmam :) Zomato‘ya uğramadan da geçmedik. ‘May the fork be with you’ çantasız olmaz :)

istanbulcoffeefest

Trendsetter İstanbul da bugüne özel değişik bir  selfie mekanizması getirmiş :) Bileklerimize bağladıkları bir sensör sayesinde temasla selfie çektik!

trendsetter

Ayrıca Barista Şampiyonası da düzenlenmekteydi. İlginç bir yarışma diyebilirim :) Seçim yapmak bence oldukça zor olmalı, tüm kahveler oldukça güzel görünüyorlardı. Karşınızda jüri :)

istanbulcoffeefest

Bir vagonda da kahve ile ilgili belgeseller gösteriliyordu. Burada da biraz oturma fırsatı bulduk. Gördüğünüz gibi her yaştan konuk kahve aşkına festivale gelmişti :) Daha önce bir yük treninde oturup bir şeyler izlememiştim!

istanbulcoffeefest

Bol fotoğraflı bir yazı oldu, umarım beğenmişsinizdir! Benim için oldukça keyifli ve değişik bir gün oldu. Kahve çekirdekleri hakkında bilgilendim. Demleme yöntemlerini yakından uygulamalı olarak görme imkanım oldu. Kesinlikle her yıl gidilecek festivaller arasına eklendi!

Görüşmek üzere,

Mutluluk dolu ve kahve kokan bir hafta dileğiyle..