gümüş suyu

Doğanın Mucizesi Gümüş Suyu

Gümüşün maden olarak kullanımı M.Ö. 4 yüzyıla kadar dayanmaktadır. Tıbbi olarak gümüş kullanımının ise ilk kez Antik Mısır’da kullanıldığı düşünülmektedir. Ayrıca gümüş Yunanlılar, Persler, Çinliler, Hintliler ve Romalılar tarafından da kullanılmıştır. Yakın zamana baktığımızda ise 1900’lü yıllarda Dr. Henry Crookes gümüşü birçok hastalık üzerinde kullanarak mikropların gümüşe 6 dakikadan çok karşı koyamadığını keşfetmiştir. İkinci Dünya Savaşı sıralarında ise penisilin ve sonrasında üretilen sentetik antibiyotikler sonucu ortaya çıkan ilaç firmaları bu alana yönelmiş ve patenti alınamayan gümüş popüler bir tedavi yöntemi olamamıştır.

Gümüşün etkilerine baktığımızda oldukça geniş bir tedavi imkânı sunduğunu ve birçok hastalığı önlediğini görmekteyiz. Çağımızın en tehditkâr virüslerinden olan HIV virüsünü birkaç dakika içerisinde yok ettiğini öne süren Dr. Xiaojian Yao gümüş ile ilgili yaptığı araştırmaları Nanoteknoloji 2012 International Journal’ da yayınlamış fakat ardından bir şey yapılmamıştır. Gümüş enfeksiyon riskinin fazla olduğu her alanda kullanılmaktadır. Radyasyonu yansıtıcı özelliklere sahiptir. Yaraların iyileşmesine olumlu etki ederek hızlandıran, 450 çeşit bakterinin yapısını etkileyerek yok edebilen bir formdadır. Gümüş aynı zamanda sentetik yapılı antibiyotiklerin yarattığı vücudun direncinin düşmesi gibi bir etki göstermemektedir.

Gümüş suyu tek hücreli parazit, virüs, mantar ve bakteri gibi oluşumların içerisine nüfuz ederek oksijen kazanmalarını sağlayan enzimleri etkisiz hale getirir ve böylece yaşamlarını sürdürmelerine engel olur. Yani diyebiliriz ki gümüş suyu antibiyotiğe gereksinim duyulan alanlarda ve en önemlisi antibiyotiğin etki etmediği durumlarda kullanılmaktadır. Üstelik antibiyotiklerin aksine doğal bir karışım olması nedeni ile yan etkilere ve olumsuzluklara sebebiyet vermemektedir.

Gümüş suyunun tarihte bilinen bir örneğine bakacak olursak İngiltere’de meydana gelen veba salgınında etkilenmeyenler; gümüş mutfak gereçleri kullanan kraliyet mensupları ve gelenekleri gereği kanlarına gümüş suyu enjekte eden Çingene halktır. Yüzyıllardır gümüş ile temas eden ve gümüşün etkilerini keşfeden milletler olmuştur.

gümüş suyu

Gümüş suyuna ulaşmak ise eskiye nazaran günümüzde daha kolaydır. İnternet adreslerinden sipariş vererek veya eczanelerde gümüş suyunu bulunabilmektedir. Dikkat edilmesi gereken husus alınan ürünün sertifikalı ve orijinal olmasıdır. Antibiyotik etkisi görülemeyen hastalıklar için çözüm sunan gümüş suyu birçok araştırma neticesinde kanıtlanmış ve kullanım önerisi olarak sunulmuştur. Birçok ülkede farklı birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır.

Gümüş suyunun kullanım şekillerinden bahsedecek olursak göze, kulağa, ağza ve burna sprey özellikli bir şişe ile püskürtülebilir veya gargara yapılabilir. Yine cilde de püskürtülebilir veya bir parça pamuk ya da yara bandını cilde yerleştirip üzerine damlatılabilir. Gümüş suyu bir damlalık yardımı ile damlatılarak ta kullanılabilir. Dikkat etmeniz gereken hastalığınız için önerilen ölçülerin dışına çıkmamaktır. Gümüş suyunu kullanırken sarımsak ve alkolden uzak durulmalıdır. Madde buzdolabında değil fakat serin ve kuru bir yerde saklanmalıdır.

Gümüş suyunun bilinen tüm bakteri ve virüslere karşı gelerek oluşumlarını yok etmesi son zamanlarda birçok profesör tarafından kanıtlanmış ve araştırmalara konu olmuştur. Aynı zamanda gümüş suyunun iyi tarafı yararlı bakterilere etki etmeden zararlı olanları etkilemesidir. İlaçların uzun süreli kullanımına karşın gümüş suyunun kısa zamanda olumlu etkilerini göstermesi de tercih sebebi olmaktadır. Gümüş suyunu narecza.com dan uygun fiyatlara alabilirsiniz.

aven ürünleri 1

Touluse’un gururu Avene Ürünleri

Avene cilt bakımında 27 yılı aşkın deneyime sahip dünya çapında milyonlarca kişinin güvenini kazanmış Fransa kökenli uluslararası bir dermokozmetik markasıdır. Avene cilt bakımı ve güneş koruyucu gibi koruma ve bakım fonksiyonuna sahip birçok ürüne sahiptir. Marka adını Fransa’nın Touluse kentinde bulunan Avene kentinden almaktadır. Özellikle bulundurduğu termal suları ile ünlü olan kasaba zaman zaman bilimsel araştırmalara ve tedavilere ev sahipliği yapmıştır. 1. Dünya savaşı sonrası bulunan Avene termal suyu, klinik olarak 150’nin üzerinde çalışmaya konu olmuş ve cildi yatıştırmaya, yumuşatmaya ve sakinleştirmeye yönelik aldığı olumlu sonuçlar sonunda gösterdiği doğal yatıştırıcı etki ile dermokozmetik alanında Avene markası ile kullanılmaya başlanmıştır. Avene 1990 yılından günümüze kadar dünyaca ünlü olmayı başarmış güvenilir bir markadır. Geliştirdiği ürünler ile elde ettiği olumlu sonuçlar sonucu kullanıcılarının güvenini kazanmasındaki en önemli faktör tamamen doğal Avene termal suyudur. Avene termal suyu 70000 litrelik kaynağından fışkırarak 40 yılı aşkın bir süredir kat ettiği uzun mesafeler sonrası toplanıp Avene dermatoloji laboratuvarlarına yönlendirilir. Avene termal suyunun gizemi bugün hala tam çözülmüş sayılmasa da Avene laboratuvarlarında yapılan çalışmalar sonucu yatıştırıcı, tahriş giderici ve anti enflamatuar özellikleri sayesinde cilt,yüz bakımı ve güneş koruyucu olarak en hassas ciltlerde bile ideal kullanıma sahiptir. 7,5 pH değerine sahiptir ve düşük mineral, bikarbonat, kireç ve magnezyum içerikli, silikat ve oligoelement açısından zengindir. Ayrıca özenle toplanan Avene termal suyunun bakteriyolojik kalite değeri Avene laboratuvarlarında hassasiyetle kontrol edilir. Avene, Dermatoloji Laboratuvarları, en hassas ciltlere rahatlık ve yumuşaklık katmak için, formüller tasarlar ve yaratıcı teknikler geliştirir.

 

aven ürünleri 1

Avene markası birçok farklı sorun için ürettiği çözümlerden oluşan geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Yüz, vücut ve güneş başlıkları altında topladığı ürünleri kullanıcıların ihtiyaçlarına ve bakım çözümlerine göre de kategorize ederek müşterilerinin doğru ürünü en kolay yoldan bulmasını sağlamayı hedeflemektedir. Avene ürünleri özellikle hassas ciltler için son derece uygundur. Bu ürünlerin en önemli özellikleri ise kuru, yağlı, hassas, normal yani tüm cilt tipleri ve her yaştan her cinsiyetten insanın kullanımı için son derece uygun olmalarıdır.

Avene markası ürün kalitesini ön planda bulunduran bir markadır ve tesisleri ISO 9001 (bir organizasyonun kalite yönetim sistemi için ihtiyaçları belirleyen bir standarttır) ve 13485 (tıbbi uygulamalar için benzeri ihtiyaçları temsil etmektedir) sertifikalıdır. Ayrıca ürünlerin steril olmasını garantilemek için her adımda sıkı kontroller yapmaktadır.

Avene ürün yelpazesinde birçok bakım ve koruyucu ürün barındırır. Yüz ve vücut kategorilerinde bulundurduğu ürünler ile derinlemesine bakım ve temizlik ihtiyaçlarınızı karşılar, Avene güneş kategorisinde de patentli koruyucu kompleks ve optimal formülü ile hassas ciltler için uygun güneşten korunma sağlar. Uzman kadrosu tarafından yıllara dayanan tecrübe ve doğal kaynaklar ile yüksek kalite standartlarına uygun ve son teknoloji alında geliştirilen ürünleri ile her yaştan her cinsiyetten insan için etkili çözümler üretmektedir. Ayrıca müşteri odaklı yaklaşımı sayesinde de geliştirdiği ürünler ile her soruna özgü ürettiği farklı çözümler sunar. Düşük toleranslı ciltlerde dâhil olmak üzere tüm cilt tiplerine uygun ürettiği ürünlerde de kimyasal filtre, parfüm ve paraben içermez. İçeriğinin tamamen doğal olması ve kimyasal içermemesi sebebiyle de herhangi bir yan etkiye sebebiyet vermezler. Bu sebepten dolayı da Avene ürünleri çocuklar olmaz üzere herkesin gönül rahatlığı ile kullanabileceği ürünlerden oluşmaktadır.

mutlubicicek (3)

Mutlubi.com ile Gelen Mutluluk :)

Herkese merhaba,

Bugün sizlere harika bir hediye önerisiyle geldim! Benim gibi özel günlerde hediyeler arasında kararsız kalanlar için kişiye özel, anlamlı ve sevgi dolu alternatifler sunan mutlubi.com ile tanışalım.

mutlubicicek (1)

Mutlubi oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahip. Orkideler, teraryumlar, yapay bahçeler, çikolatalar ve  kişiye özel burç ve renk koleksiyonları arasında kendinizi kaybedebilirsiniz :) Hepsi de o kadar özenle yapılmış ki sevdiklerinizi özel hissettirmek için başka hiçbir şeye ihtiyacınız yok. Arkadaşlarıma da buradan duyurulur, doğum günümde bana fanus teraryum yollayabilirsiniz :)

mutlubicicek (2)

Benim Mutlubi‘den gelen teraryumum evin en güzel köşesinde yerini aldı bile :) Teslim alma sürecim de çok olumlu geçti. İstanbul içinde kendi araçlarıyla teslim ediyorlar. Böylece hediyenizin gecikme gibi bir sorunu olmuyor. Gerek ürünleri gerek teslimatıyla çok özel bir hizmet sunuyorlar, kendim de görüp deneyimledim :)

FullSizeRender-4

 

Mutlubi ile siz okuyucularımı da unutmadık ve 2017 sonuna kadar %15 indirim sağlayan bir indirim kodu hazırladık. ‘gizoandtheblog‘ indirim kodu ile hadi gelin sevdiklerimizi şimdi mutlu edelim!

 

Mutlu haftalar!

 

 

bioderma sensibio

Dermokozmetika.com Bioderma DS+ Yüz Temizleme Jeli Alışverişim

Herkese merhaba!

Bugün sizlere yeni keşfettiğim bir alışveriş sitesinden ve ne zamandır denemeyi istediğim bir üründen bahsedeceğim. Cilt bakımına çok önem veriyorum ve her zaman cilt ile ilgili ürünler alırken dermatologlar tarafından önerilen ürünlere yöneliyorum. Bu nedenle dermotolojik ürün satan online alışveriş siteleri çok ilgimi çekiyor. Dermokozmetika da geniş ürün yelpazesine sahip, benim de oldukça güvenilir bulduğum bir site. Vücut bakımı, cilt bakımı, saç bakımı, makyaj, güneş, anne ve bebek, parfüm, ağız ve diş, sağlık ve medikal alanlarında pek çok markaya ve ürüne ulaşmak Dermokozmetika sitesinde mümkün. Ayrıca kampanyaları, uygun fiyatları ve alışverişimin yanına bir tester eklemeleri ile de gönlümü kazandılar :)

Hadi şimdi biraz da bu çok merak ettiğim yüz temizleme jelini inceleyelim! Bioderma‘nın hassas ciltler için olan Sensibio serisinin DS+ yüz temizleme jeli bakalım benim yağlı, pullanma yapan ve hassas cildimde nasıl bir sonuç vermiş ? :)

bioderma sensibio

Ürün yağlı ciltten doğan pullanma, kızarıklık ve hassaslık hissini ortadan kaldırmayı vadediyor. Ben ürünü bir hafta boyunca her gün makyajımı çıkartırken deneyimledim. Öncelikle Bioderma’nın yine aynı serisinden olan H2O ile siliyorum.  Bu aşama bende bir alışkanlık oldu, silmezsem makyajım iyi temizlenmiyor gibi hissediyorum. Ardından derinlemesine temizlik için yüz temizleme jeli adımına geçiyorum.

Bu üründen oldukça memnun kaldığımı söyleyebilirim. Gün içerisinde hava kirliliğinden ve İstanbul trafiğindeki egzoz dumanlarından irrite olan cildim için çok faydalı oldu. Makyaj kalıntısı bırakmadan cildimi çok iyi temizlediğini söyleyebilirim. Diğer yüz temizleme jellerinde sık sık cildimi kurutma problemi ile karşılaşıyordum. Bu üründe de en merak ettiğim konu bu olmuştu. Yıkadıktan sonra cildimi bebek gibi yaptı ve ben böyle bir sonucu ilk kez görüyorum desem yalan olmaz :) Tam cildime göre bir ürünü sonunda buldum diyebilirim. Bundan sonra başka bir ürün kullanmam kolay kolay. İçeriğini merak edenler için ürünün arkasını paylaşıyorum.

IMG_0295

Ürün 200 ml’lik bir tüpte satılıyor. Az az kullanıldığı için epey bir süre gideceğini düşünüyorum. Ayrıca tüp şeklindeki ambalajıyla oldukça hijyenik ve pratik bir ürün. Bioderma ambalalarındaki puan bölümüyle de 2 puan kazanabiliyorsunuz. Her 10 puandan dilediğiniz bir Bioderma ürününün alabiliyorsunuz. Şuan Dermokozmetika‘da Bioderma ürünlerinde %20 indirim ve 2 alana 1 bedava kampanyası var. Bulmuşken kaçırmayın derim. Yanında da Bioderma Sensibio H20 yüz temizleme suyu ve DS+ bakım kremini alarak 1 ürünü bedavaya getirebilirsiniz :)

 

Görüşmek üzere,

Mutlu haftalar!

birinci foto

Nip+Fab Peeling

Herkese merhaba!

Cilt bakımında kullandığım temizleyici, tonik, nemlendirici ve maskenin yanına bir de peeling ekledim. Önceden peeling benim için olmazsa olmaz bir ürün değildi. Hatta daha önce hiç peeling almamıştım. Ancak cildimdeki pürüzlerin artması ve siyah noktaların artık beni rahatsız etmesiyle birlikte bir peeling arayışına girdim.

Yaptığım araştımalar sonucu cilt bakım ürünlerinde asitin önemini öğrenmiş oldum. Glikolik asit cilt yüzeyini düzgünleştirip lekeleri açıyor, salisik asit ise gözenek görünümünü düzenliyormuş. Bu nedenle böyle bir ürün bakmaya başladım. Kylie Jenner’ın da kullandığı bir marka olan Nip+Fab’i bu şekilde keşfettim. Aslında bir İngiliz markası ancak belirli Watsons mağazalarında da satılıyor. Bunu öğrenir öğrenmez markanın satıldığı Watsons mağazalarına doğru yola çıktım :) Stoklar da yenilenmiş, daha iyi bir zamanlama olamazdı!

birinci foto

Gelelim ürünün özellikleri ve kullanımına. İçerisindeki %3 glikolik asit cilde aydınlık vermeyi hedefliyor. 1 haftalık kullanımım sonrasında bile cildimde bir yenilenme hissettim! Çok ama çok sevdim ben bu ürünü :) Az bir miktar elime sıktıktan sonra yüzüme dairesel şekilde masaj yaparak yaklaşık 1 dakika uygulama yapıyorum. Daha sonra asitler etkisini daha iyi göstersin diye 5 dakika bekliyorum ve ılık suyla yüzümü yıkıyorum. Yüzümdeki rahatlama hissini anlatamam! En ufak bir gerilme bile olmuyor ki yüz yıkama jellerinde bile yüzüm oldukça gerilir. Ayrıca yüzümü cidden temizlediğini hissediyorum. Fondöten, kir kalıntıları zamanla birikme yaptığı için yüzümün üzerinde bir fazlalık hissediyormuşum meğer. Peelingin içerisinde ufak granüller var, çok hassas ciltlerde tahrişe neden olabilir. Bu nedenle hassas cilt tiplerine çok önermiyorum. Ayrıca sivilceler için de pek faydalı olmayabilir. Eğer karma ya da yağlıya dönük bir cildiniz varsa ve gözenek, siyah nokta problemi yaşıyorsanız önerebileceğim bir ürün. Kuru ciltler için de biraz tahriş edici olabilir, denemeden almayın derim.

ikinci foto

İçerik konusundan çok anlamıyorum ancak ilgilenenler için de fotoğraf ekliyorum.

üçüncü foto

Bu ürünü ingiltere fiyatının oldukça altında belirli Watsons mağazalarında bulabilirsiniz. Mağazaların listesi web sitesinde mevcut, bakmanızı öneririm. Güncel fiyatı 34 TL. Belki indirim dönemlerinde daha uyguna da bulunabilir. Bu peelingi o kadar çok beğendim ki markanın diğer ürünlerini de sanırım alacağım. Yüz temizleme jeli, glikolik asitli pedleri ve serumunu gözüme kestirdim bile. Sizin memnun kaldığınız peelingler neler ? Yorumlarınızı merakla bekliyorum.

Görüşmek üzere!

Mutlu haftalar!

*Bir Bloggerlar Paylaşıyor içeriğidir.

 

carrot care

Carrot Care Şampuan ve Saç Kremi

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere bir süredir her gün kullanmakta olduğum bir ikiliden bahsedeceğim. Ayrıca biten ürünlerim arasına girdiler bile :( Beni en çok üzen şey de bitmeleri oldu.. Öncelikle şampuan hakkında bilgi vermek istiyorum. Türkiye’de ilk kez bir marka şampuanlarında havuç özünü kullanmış o da Carrot Care :) Benim için de havuç özlü şampuan kullanmak bir ilk oldu diyebilirim bu nedenle oldukça heyecanlandım. Ayrıca kutularının çok şık olduğunu söylememe gerek var mı ? :)

carrot care

Carrot Care şampuan ve saç kremi hızlı uzayan, pırıl pırıl, ışıltılı saçlar vadediyor. Gelelim bendeki etkilerine. Saçların hızlı uzamasını görmek için daha fazla kullanmak gerekiyor elbette ancak ben 1 aylık kullanımımda bile bu uzamayı gözlemledim. Tam da nişan öncesi çok güzel oldu :) 2-3 ay daha kullansam yaza rapunzel olarak girebilirim sanırım :)

carrot care

Bir aylık kullanım sonrası saçlarım daha sağlıklı ve parlak göründü. Tek kararsız kaldığım şey saçlarımın zor açılması oldu. Saç kremini genelde ince telli saçlarımın ucuna uyguluyorum. Krem kullanmazsam hiç açılmıyorlar çünkü :( Carrot Care’in saç kremi kullandığım diğer kremlere göre oldukça sıvı bir yapıdaydı. Yanlış mı kullandım bilmiyorum ama saçımı pek kolay tarayamadım. Belki de saçımda daha uzun bir süre bekletmem gerekiyordu. Bunun dışında severek kullandığım bir ürün oldu :)

carrot care

Carrot Care şampuan 300 ml ve saç kremi 200 ml şeklinde satışa sunulmuş. Tek tek alındığında şampuan 49 TL, saç kremi 39 TL. İkili set halinde alındığında ise 79 TL’ye avantajlı bir şekilde alınabiliyor. Bu ürünler Carrot Care websitesinden temin edebilirsiniz.

Umarım sizin için faydalı bir yazı olmuştur!

Mutlu haftalar..

365ist-newsletter

365IST Outlet Açıldı!

Açıldığı günden bugüne bünyesinde barındırdığı dünyaca ünlü markaların yanı sıra Türk marka ve tasarımcıların sezon koleksiyonlarını ayrıcalıklı alışveriş deneyimiyle buluşturarak Türkiye’ye yepyeni bir online alışveriş konsepti sunan moda, trend ve alışveriş platformu 365ist şimdi 365ist Outlet’le karşımızda!

365ist-newsletter

Şimdiye kadar dünya modasını ve sezon trendlerini yakından takip eden internet kullanıcılarını Türkiye’de yer almayan yepyeni markalarla buluşturan 365ist, şimdi yeni sezon koleksiyonlarının yanında dünyaca ünlü markaların geçmiş sezon koleksiyonlarını ekstra indirimli fiyatlarla 365ist Outlet’te kullanıcılarıyla buluşturuyor.

Sunduğu yepyeni özellikler, yenilikçi duruşu, ileri teknolojisi ve farklılık anlayışıyla ayrıcalıklı bir online alışveriş deneyimi yaşatmayı hedefleyen 365ist.com’un sınırsız kombin seçeneklerinden ilham alıp, bu kombinleri satın alabilir, “Ünlülerin Stili” sayfasında hayranı olduğunuz ünlülerin tarzını takip edebilir ve yaptığınız alışverişler için puan kazanabilirsiniz.

Chiara Ferragni, Emma Cook, Barbara Bonner, Amaya Arzuaga, American Retro, En Shalla, Dimepiece, Autumn Cashmere, Ampersand As Apostrophe, Junk Food, French Connection, Haute Hippie, Preen ve daha fazlası şimdi ekstra indirimli fiyatlarıyla 365ist Outlet’te ulaşabileceğiniz markalar arasında…

poster_yatay_pe-20162702021424698

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.

İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.

Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.

Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.

Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.

Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.

Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!

P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım.
http://www.agizbakimuzmani.com/

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://kokoshgirl.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=B7MDJzarokU

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

portakal bende

Meşhur Kumluca Portakalı Portakalbende.com ile Kapınızda

Merhaba,

Bu hafta sizlere etkinliğimizde sponsor olan firmalardan Portakalbende.com ile yaptığımız söyleşiyi paylaşmak istiyoruz.  Ancak öncesinde size biraz bilgi verelim istedik.

Portakal bende Antalya’nın meşhur Kumluca portakallarını dalından koparıp ayağınıza getiren online bir satış sitesi.  Sadece portakal yok ürün gruplarında.  Köy reçelleri, nar ekşisi , narenciye ürünler, portakal, mandalina, nar ve kamkat  tapteze sizlere ulaşıyor. Havale, kredi kartı yada kapıda ödeme seçenekleri ile alışveriş yapabiliyorsunuz.

Birde otomatik portakal diye bir sistemleri var. Bu sistemle siparişinizi bir kere veriyorsunuz ve seçtiğiniz günde, her hafta ürünler size kargolanıyor. İlk seferinde sipariş verdiğiniz gün 24 saat içinde özel ambalajlanarak size gönderiliyor. Bu sistemle  zaman kazanmanın dışında ürünlerin fiyatı değişse de sizin sipariş verdiğiniz fiyat değişmiyor. Ayrıca kargo ücretinden de muaf oluyorsunuz.

Kurucularından Tolga bey ile yaptığımız söyleşide aklımıza takılan sorulara cevap bulduk.

portakal bende

Tolga bey, Portakal bende fikri nasıl oluştu acaba?

Portakalbende.com sitesi, 3 üniversite arkadaşının ortak girişimi ile ortaya çıkan bir projeydi. Uysal Silahcı; bahçelerimizin sahibi, yaklaşık 100 yıldır bu topraklarda ailecek yetiştiricilik yapıyor. Kumluca’dan bize hep narenciye gönderirdi sağolsun, Bayılarak yerdik. Önce yurtdışına ihracat yapmak için yola çıksak da, daha sonra internet pazarının gün geçtikçe popüler hale gelmesi ve Türkiye’nin bu konuda çok hızlı gitmesi bizi farklı bir yöne itti. Bir startup olarak yola çıktık. Bir e-ticaret sitesi kurduk. Fikir olarak 1.5 seneyi bulsak da, nisan ayında birinci yılımız kutlayacağız. İnsanlara doğal, dalından, mevsiminde ve yöresinden ürünler yedirmek istedik. Şu ana kadar tek bir geri dönen paketimiz ya da beğenilmeyen mamülümüz olmadı çok şükür.

Kurucuları kim ve önceden ne iş yaparlardı?

Biz dediğim gibi Bilgi Üniversitesi mezunu 3 arkadaş yola çıktık. Benim yurtiçinde inşaat ve teksitil alanlarında çalışmalarım oldu. Yurtdışında da perakende satış yapan bir kaç mağazam vardı. Uysal Silahcı zaten bahçeleri ile çocukluğundan beri uğraşıyordu ama aynı zamanda sosyal medya danışmanığı yapıyordu. Ben Uluslararası Finans, Uysal Bey’de Halka İlişkiler mezunu.

Bahçeler firmanın kendisine mi ait yoksa Kumluca’daki diğer bahçelerden mi ürünler toplanıyor?

Silahcı Ailesinin bahçeleri hepsi. Burada isim çok önemli. Bu yörede kime sorarsanız bu ailenin bahçelerine nasıl baktıklarını, nasıl iyi yetiştirdiklerini ve  ürünlerinin nasıl kaliteli olduğunu herkes biliyor. Ama Kumluca toprakları gerçekten çok farklı.

portakal bende

Türkiye’nin her yerine satış yapıyor musunuz?

Türkiye’nin 81 ili ve 957 ilçesi kapsama alanımızda. İki uzman kargo firması ile çalışıyoruz. Henüz ulaştıramadığımız bir siparişimiz olmadı. Burada çalıştığımız kargo firmalarına da teşekkür etmek istiyorum. (aras ve mng kargo)

İnternet dışında satışınız var mı? Mağazacılık yapmayı da düşünüyor musunuz?

Şu anda yok ancak kesinlikle düşünüyoruz. Hatta şu anda projeledirme aşamasındayız. İstanbul’da imkan olursa her iki yakada, ama ilk olarak Avrupa yakasında, farklı bir konsept manav ile karşınızda olacağız. Hem narenciye olacak, hemde yine bizim yöremizde yetiştirilen ürünleri satışa sunacağız.

Yurt dışından talep geliyor mu? Açılmayı düşünür müsünüz?

Yurt dışı kesinlikle uzun vadeli bir hedef. Bu farklı bir operasyon tabii, hiç hata kabul etmeyen bir ticaret. Yukarıda da bahsettiğim gibi, biz ilk böyle çıktık yola. Tabii çok tecrübeli insanlar ile konuştuk, onlara danıştık, önce işin yurtiçi kısmını istediğimiz yere getirip, sonra yurtdışına açılmanın en doğru olduğuna karar verdik.

Sitenizde diyabetik ürünler görmedim, bu yönde çalışmalarınız olacak mı?

Bu konuda çok soru ve talep aldık. Aslında hiç aklımızda olan bir konu değildi bu sene için ama hemen çalışmalara başladık. Geçen ay düzenlenen Souq Karaköy Ziyafet’in katılımcı markalarından biriydik, orada çok karşılaştık bu taleple ve fark ettik ki geç bile kalmışız. Önümüzde ki sezonda en geç karşınızda olacağız diyabetik ürünlerimiz ile.

Teslim süreniz ne kadar? Sipariş geldikten sonra nasıl bir işleyiş oluyor?

Teslimat süremiz aslında sloganımızda da olduğu gibi 1 gün (dün dalındaydı, bugün kapınıda) . Tabii bu bölge bölge değişiyor. Marmara, Ege, Akdeniz 1 günden fazla çok nadir sürüyor.

Siz sipariş verdikten sonra, biz ekranımızda siparişi ve ödemesini kontrol edip faturasını basıyoruz. O siparişi bahçemizden ellerimizle topluyoruz. Sonra sadece nemli bir bezle silmek üzere tesisimize getiriyoruz. burada siliniyor ve viol kağıtlara sarılıyor. Bunun sebebi yolda eğer birinde bir sıkıntı çıkarsa, bir diğerini etkilemesin diye. Kutuya istenilen not varsa koyuluyor. Mektubumuz, magnetimiz ve broşürümüz de ekleniyor. Daha sonra şeritleniyor iki taraftan. Kargo aracına yüklenmek üzere hazır hale geliyor.

12 ay boyunca ürünlere ulaşmak mümkün mü?

Bu tabii hangi ürüne ulaşmak istediğinize bağlı biraz. Bizim bir dolabımız ya da soğuk hava depomuz olmadığı için 12 ay boyunca ürün gönderemiyoruz. Dalında zaten ürün kalmıyor yaza doğru. eylül 1 – haziran 15 arası narenciye yollayabiliyoruz. sonra  sezon burada kapanıyor. Ama mevsimsel şartlar da  buna pek izin vermez; Yazın hava 45 dereceleri görüyor rahatlıkla. O mamül birde kargo arabasına giriyor o sıcaklıkta ve bu sağlıklı olmuyor. Yazın sadece reçellerimiz ve nar ekşimiz olacak. Bir de unlu mamüller eklenecek tabii.

portakal bende

portakal bende

Bu keyifli sohbet için Portakal Bende firmasından Tolga beye  teşekkür ediyoruz. Firmayı sosyal medyadan aşağıdaki hesaplardan da takip edebilirsiniz.

Instagram

Facebook

Bir başka yazıda görüşmek üzere

Sevgiler

*Bu bir bloggerlarpaylasiyorcom içeriğidir.

binboğa bal

Bir Mucizedir Bal!

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere doğanın bir mucizesi olarak gördüğüm baldan bahsedeceğim. Kahvaltı menülerinin vazgeçilmezi olan bal faydaları saymakla bitmeyen, insan vücuduna oldukça faydalı bir besin. Hastalıkların tedavisinde doğal ilaç olarak kullanılan bal ayrıca çocukların gelişiminde de büyük bir yer tutuyor. Tabii kaliteli, doğal bal bulmak da önemli bir konu, hele ki günümüzdeki sahtekarlıkları düşünecek olursak. Ben de sizlere yeni keşfettiğim bir bal markasından bahsetmek istiyorum: Binboğa Bal.

binboğa bal

Kozanlı arıcı aileler tarafından 1973 yılında kurulan Kozan Bal Tarım Satış Kooperatifi kurulduğu günden itibaren sağlıklı ve doğal balın güvenilir adresi oldu. Kooperatif, Türkiye’de arıcılık entegre tesisleri oluşturarak ilk kez cam kavanozla tüketicilere bal sunan bir işletme oldu.

Gelin Binboğa bal çeşitlerini yakından tanıyalım :)

binboğa bal

Çam balı çiçek ballarından farklı olarak kendine has bir tada, kokuya ve renge sahip. Ayrıca çiçek balından daha az tatlı olduğunu söyleyebilirim.

binboğa bal

Keven Kekik balı benim için değişik bir deneyim oldu. Daha önce hiç denememiştim. Favorim de bu çeşidi oldu :) Keven kekik balı antibakteriyel bir özelliğe sahipmiş ve kemiklere, dişlere faydalar sağlıyormuş.

binboğa bal

O nefis tadı ve aromasıyla çiçek balı da oldukça lezzetliydi. Çiçek balı da insan sağlığı için oldukça değerli ve besleyici bir ürün.

Ben bundan sonra eve alacağım bal markasını buldum :) Siz de Binboğa Bal websitesinden ürünleri inceleyebilir ve bilgi alabilirsiniz.

Keyifli haftalar!

Görüşmek üzere..