hc

HC Hair Care ile Banyo Rutinim

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere yaklaşık 2 aydır kullandığım bir şampuan ve saç kreminden bahsedeceğim. İkinci kutum da biterken artık yorumlama vaktim gelmiştir dedim :) HC hacim veren şampuan ve saç kremi, uzun süren şampuan denemelerim sonucunda bir türlü arayıp bulamadığım hacimli saçları vermiş mi gelin görelim :)

hc

Öncelikle hayvanlar üzerinde deney yapmayan, bitkisel içerikli olması nedeniyle gönül rahatlığıyla kullanmaya başladığım bir ikili oldu. İçeriğinde paraben, SLES, SLE bulundurmaması da oldukça hoşuma gitti. Saçları sabahtan akşama kadar yağlanan, hemen sönükleşen birisi olarak şampuanın verdiği dolgunluğu ve temizlik hissini de oldukça beğendim. Bu dolgunluğa içerisindeki aminoasit, keratin, argan yağı ve vitaminler yardımcı oluyor :) Kafama yapışmayan saçların keyfini ilk kez bu şampuanla yaşadım diyebilirim! Kutusu da bir o kadar şık! Ayrıca pompalı olması nedeniyle kullanım kolaylığı da sağlıyor.

hc

İnce telli olan saçlarım genellikle banyodan sonra zor açılıyorlar. Bu nedenle saç kremleri benim için hayati derecede önemli :) HC saç kremi saçlarımı çok iyi açtı diyemem. Tek kusur olarak bunu söyleyebilirim. Bunun dışında elektriklenmeyi önleme özelliğini çok beğendim. Yine şampuan gibi pompalı ve şık bir şişede geliyor.

hc

Genel olarak gayet memnun kaldığım bir ikili oldu. Bittikçe yenisini aldığım ve sizlere rahatlıkla önerdiğim HC Şampuan ve Saç Kremini buradan edinebilirsiniz. Şampuanın ve saç kreminin fiyatı 35 TL, ikisini 70 TL’ye satın alabilirsiniz. Kargo da ücretsiz!

Umarım sizin için faydalı bir yazı olmuştur :)

Görüşmek üzere,

Mutlu haftalar!

burcucupcake

Bloggerlar Paylaşıyor 1 Yaşında!

Herkese merhabalar!

Bugünkü yazımda artık ailem olmuş bir ekipten bahsedeceğim :) Bloggerlar Paylaşıyor benim yazın tanıştığım, satınalma rehberi olma yolunda emin adımlarla yürüyen bir platform. Ben de iki hafta bir cuma günleri yazılarımı paylaşıyorum. Geçtiğimiz haftalarda da bu platformun 1. yaşını kutladık. Hadi ayrıntılara geçelim :)

Etkinlik mekanımız daha önceki yazımda da yer verdiğim Eresin Crown Hotel‘di. Çok güzel bir şekilde bizi ağırladılar, ayrıca oteli de çok beğendim. İçerisindeki tarihi gidip görmenizi öneriyorum :) Bu güzel ortam güzel insanlarla birleşince çok keyifli bir etkinlik oldu.

Gelelim sponsorlara! Birbirinden değerli sponsorlar bize bu etkinlikte destek oldular.

365İst neredeyse her gün taktığım ve çok sevdiğim bu Mynita bilekliği gönderdi.

365ist

Akbrella şemsiye kırmızı şemsiyeleriyle bizimleydi :)

akbrella

Amway ürünlerini çok merak ediyordum, etkinlik sayesinde tanışma fırsatı buldum :)

away

Bebak, yaz gelirken birbirinden güzel güneş ürünleriyle bizimleydi.

bebak

Binboğa Bal yazısını daha önce ayrıntılı olarak burada paylaşmıştım. Oldukça leziz ballarıyla bizimleydi.

binboğa bal

Burcu Cupcake etkinlik pastamızı yaptı. Pasta muhteşemdi, tadı hala damağımda!

burcucupcake

Burock göz kremini de oldukça merak ediyordum. Deneme fırsatı bulduğum için çok mutluyum.

burock

Cecile mat rujlarını ve ojelerini önceden beri cidden çok seviyordum, etkinliğimizle yeni renklerini  edinmiş oldum.

cecile

Chupa chups lezzetli ürünleriyle bizimleydi.

chupachups

Dermokil ‘in özellikle maskelerine bayılıyorum :) Şimdi de şampuanını ve güneş kremini deneme fırsatı bulacağım.

dermokil

Duru Bulgur ve tarifler kitabıyla ellerinizden mükemmel yemekler çıkmaması mümkün değil!

durubulgur

Eğlence Fabrikası ile Badem grubunun üyelerinden Barış Bahçeci ile buluştuk ve kulaklarımızın pası silindi.

barışbahçeci

Ena Farma da bizi yalnız bırakmadı. Hastalık zamanları kurtarıcılarımdan.

enafarma

Essence Cosmetics‘in ürünlerini severek kullanıyordum, yeni tatlışlar koleksiyonuma eklendi :)

essence

FaBooks mutluluk ajandasıyla kim mutlu olmaz ki! :)

fabooks

HC saç bakım serisini de severek kullanıyordum yedeklemiş oldum :)

hc

Kenton ile nefis tatlılar yapacağım :)

kenton

Knorr ile lezzetli akşam yemekleri bizi bekler :)

knorr

Lav kahvaltı seti ile sofram cıvıl cıvıl :)

lav

Minval Yayınları‘nın göndermiş olduğu kitapları hemen okudum bile :)

minval

Nihal’in Pasta Butiği isimlerimize özel hazırlanmış kurabiyelerle bizimleydi.

IMG_6368

Odak Parfümeri mis gibi kokan parfümü ile bizimleydi.

odak

Portakal Bende leziz portakalları ve nar reçelleriyle bize destek oldu. Yazısını daha önce burada yazmıştım.

portakal bende

Unman psikolog Ramazan Şimşek kitabıyla yanımızda oldu.

IMG_6459

Daha önce Revox at kuyruğu şampuanını kullanmıştım, şimdi de saç kremini deneyeceğim.

IMG_6445

Rituel de Beaute ısıtıcı bantlarıyla özel günlerin kurtarıcısı oldu :)

IMG_6467

Sahi İstanbul dolap kokusu oldukça şık :)

FullSizeRender

Selin Kolonyaları yeni çeşitleriyle bizimleydi :)

IMG_6446

Sen Hep Kalbimdesin şukulent yollamıştı, evde zevkle bakıyorum :)

şukulent

Tabloda.com ile evimin havası değişti :) Yazısını burada paylaşmıştım.

tabloda

Taka Tuka magnet ve anahtarlıklarıyla bizimleydi.

IMG_6417

Tat Makarna makarnalarıyla bize destek oldu.

IMG_6404

Tuğba Kuruyemiş kahve ve lokumlarıyla bizimleydi.

FullSizeRender

Uneller leziz kurabiyeleriyle günümüzü tatlandırdı :)

IMG_6407

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

Mutlu haftalar :)

carrot care

Carrot Care Şampuan ve Saç Kremi

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere bir süredir her gün kullanmakta olduğum bir ikiliden bahsedeceğim. Ayrıca biten ürünlerim arasına girdiler bile :( Beni en çok üzen şey de bitmeleri oldu.. Öncelikle şampuan hakkında bilgi vermek istiyorum. Türkiye’de ilk kez bir marka şampuanlarında havuç özünü kullanmış o da Carrot Care :) Benim için de havuç özlü şampuan kullanmak bir ilk oldu diyebilirim bu nedenle oldukça heyecanlandım. Ayrıca kutularının çok şık olduğunu söylememe gerek var mı ? :)

carrot care

Carrot Care şampuan ve saç kremi hızlı uzayan, pırıl pırıl, ışıltılı saçlar vadediyor. Gelelim bendeki etkilerine. Saçların hızlı uzamasını görmek için daha fazla kullanmak gerekiyor elbette ancak ben 1 aylık kullanımımda bile bu uzamayı gözlemledim. Tam da nişan öncesi çok güzel oldu :) 2-3 ay daha kullansam yaza rapunzel olarak girebilirim sanırım :)

carrot care

Bir aylık kullanım sonrası saçlarım daha sağlıklı ve parlak göründü. Tek kararsız kaldığım şey saçlarımın zor açılması oldu. Saç kremini genelde ince telli saçlarımın ucuna uyguluyorum. Krem kullanmazsam hiç açılmıyorlar çünkü :( Carrot Care’in saç kremi kullandığım diğer kremlere göre oldukça sıvı bir yapıdaydı. Yanlış mı kullandım bilmiyorum ama saçımı pek kolay tarayamadım. Belki de saçımda daha uzun bir süre bekletmem gerekiyordu. Bunun dışında severek kullandığım bir ürün oldu :)

carrot care

Carrot Care şampuan 300 ml ve saç kremi 200 ml şeklinde satışa sunulmuş. Tek tek alındığında şampuan 49 TL, saç kremi 39 TL. İkili set halinde alındığında ise 79 TL’ye avantajlı bir şekilde alınabiliyor. Bu ürünler Carrot Care websitesinden temin edebilirsiniz.

Umarım sizin için faydalı bir yazı olmuştur!

Mutlu haftalar..

365ist-newsletter

365IST Outlet Açıldı!

Açıldığı günden bugüne bünyesinde barındırdığı dünyaca ünlü markaların yanı sıra Türk marka ve tasarımcıların sezon koleksiyonlarını ayrıcalıklı alışveriş deneyimiyle buluşturarak Türkiye’ye yepyeni bir online alışveriş konsepti sunan moda, trend ve alışveriş platformu 365ist şimdi 365ist Outlet’le karşımızda!

365ist-newsletter

Şimdiye kadar dünya modasını ve sezon trendlerini yakından takip eden internet kullanıcılarını Türkiye’de yer almayan yepyeni markalarla buluşturan 365ist, şimdi yeni sezon koleksiyonlarının yanında dünyaca ünlü markaların geçmiş sezon koleksiyonlarını ekstra indirimli fiyatlarla 365ist Outlet’te kullanıcılarıyla buluşturuyor.

Sunduğu yepyeni özellikler, yenilikçi duruşu, ileri teknolojisi ve farklılık anlayışıyla ayrıcalıklı bir online alışveriş deneyimi yaşatmayı hedefleyen 365ist.com’un sınırsız kombin seçeneklerinden ilham alıp, bu kombinleri satın alabilir, “Ünlülerin Stili” sayfasında hayranı olduğunuz ünlülerin tarzını takip edebilir ve yaptığınız alışverişler için puan kazanabilirsiniz.

Chiara Ferragni, Emma Cook, Barbara Bonner, Amaya Arzuaga, American Retro, En Shalla, Dimepiece, Autumn Cashmere, Ampersand As Apostrophe, Junk Food, French Connection, Haute Hippie, Preen ve daha fazlası şimdi ekstra indirimli fiyatlarıyla 365ist Outlet’te ulaşabileceğiniz markalar arasında…

portakal bende

Meşhur Kumluca Portakalı Portakalbende.com ile Kapınızda

Merhaba,

Bu hafta sizlere etkinliğimizde sponsor olan firmalardan Portakalbende.com ile yaptığımız söyleşiyi paylaşmak istiyoruz.  Ancak öncesinde size biraz bilgi verelim istedik.

Portakal bende Antalya’nın meşhur Kumluca portakallarını dalından koparıp ayağınıza getiren online bir satış sitesi.  Sadece portakal yok ürün gruplarında.  Köy reçelleri, nar ekşisi , narenciye ürünler, portakal, mandalina, nar ve kamkat  tapteze sizlere ulaşıyor. Havale, kredi kartı yada kapıda ödeme seçenekleri ile alışveriş yapabiliyorsunuz.

Birde otomatik portakal diye bir sistemleri var. Bu sistemle siparişinizi bir kere veriyorsunuz ve seçtiğiniz günde, her hafta ürünler size kargolanıyor. İlk seferinde sipariş verdiğiniz gün 24 saat içinde özel ambalajlanarak size gönderiliyor. Bu sistemle  zaman kazanmanın dışında ürünlerin fiyatı değişse de sizin sipariş verdiğiniz fiyat değişmiyor. Ayrıca kargo ücretinden de muaf oluyorsunuz.

Kurucularından Tolga bey ile yaptığımız söyleşide aklımıza takılan sorulara cevap bulduk.

portakal bende

Tolga bey, Portakal bende fikri nasıl oluştu acaba?

Portakalbende.com sitesi, 3 üniversite arkadaşının ortak girişimi ile ortaya çıkan bir projeydi. Uysal Silahcı; bahçelerimizin sahibi, yaklaşık 100 yıldır bu topraklarda ailecek yetiştiricilik yapıyor. Kumluca’dan bize hep narenciye gönderirdi sağolsun, Bayılarak yerdik. Önce yurtdışına ihracat yapmak için yola çıksak da, daha sonra internet pazarının gün geçtikçe popüler hale gelmesi ve Türkiye’nin bu konuda çok hızlı gitmesi bizi farklı bir yöne itti. Bir startup olarak yola çıktık. Bir e-ticaret sitesi kurduk. Fikir olarak 1.5 seneyi bulsak da, nisan ayında birinci yılımız kutlayacağız. İnsanlara doğal, dalından, mevsiminde ve yöresinden ürünler yedirmek istedik. Şu ana kadar tek bir geri dönen paketimiz ya da beğenilmeyen mamülümüz olmadı çok şükür.

Kurucuları kim ve önceden ne iş yaparlardı?

Biz dediğim gibi Bilgi Üniversitesi mezunu 3 arkadaş yola çıktık. Benim yurtiçinde inşaat ve teksitil alanlarında çalışmalarım oldu. Yurtdışında da perakende satış yapan bir kaç mağazam vardı. Uysal Silahcı zaten bahçeleri ile çocukluğundan beri uğraşıyordu ama aynı zamanda sosyal medya danışmanığı yapıyordu. Ben Uluslararası Finans, Uysal Bey’de Halka İlişkiler mezunu.

Bahçeler firmanın kendisine mi ait yoksa Kumluca’daki diğer bahçelerden mi ürünler toplanıyor?

Silahcı Ailesinin bahçeleri hepsi. Burada isim çok önemli. Bu yörede kime sorarsanız bu ailenin bahçelerine nasıl baktıklarını, nasıl iyi yetiştirdiklerini ve  ürünlerinin nasıl kaliteli olduğunu herkes biliyor. Ama Kumluca toprakları gerçekten çok farklı.

portakal bende

Türkiye’nin her yerine satış yapıyor musunuz?

Türkiye’nin 81 ili ve 957 ilçesi kapsama alanımızda. İki uzman kargo firması ile çalışıyoruz. Henüz ulaştıramadığımız bir siparişimiz olmadı. Burada çalıştığımız kargo firmalarına da teşekkür etmek istiyorum. (aras ve mng kargo)

İnternet dışında satışınız var mı? Mağazacılık yapmayı da düşünüyor musunuz?

Şu anda yok ancak kesinlikle düşünüyoruz. Hatta şu anda projeledirme aşamasındayız. İstanbul’da imkan olursa her iki yakada, ama ilk olarak Avrupa yakasında, farklı bir konsept manav ile karşınızda olacağız. Hem narenciye olacak, hemde yine bizim yöremizde yetiştirilen ürünleri satışa sunacağız.

Yurt dışından talep geliyor mu? Açılmayı düşünür müsünüz?

Yurt dışı kesinlikle uzun vadeli bir hedef. Bu farklı bir operasyon tabii, hiç hata kabul etmeyen bir ticaret. Yukarıda da bahsettiğim gibi, biz ilk böyle çıktık yola. Tabii çok tecrübeli insanlar ile konuştuk, onlara danıştık, önce işin yurtiçi kısmını istediğimiz yere getirip, sonra yurtdışına açılmanın en doğru olduğuna karar verdik.

Sitenizde diyabetik ürünler görmedim, bu yönde çalışmalarınız olacak mı?

Bu konuda çok soru ve talep aldık. Aslında hiç aklımızda olan bir konu değildi bu sene için ama hemen çalışmalara başladık. Geçen ay düzenlenen Souq Karaköy Ziyafet’in katılımcı markalarından biriydik, orada çok karşılaştık bu taleple ve fark ettik ki geç bile kalmışız. Önümüzde ki sezonda en geç karşınızda olacağız diyabetik ürünlerimiz ile.

Teslim süreniz ne kadar? Sipariş geldikten sonra nasıl bir işleyiş oluyor?

Teslimat süremiz aslında sloganımızda da olduğu gibi 1 gün (dün dalındaydı, bugün kapınıda) . Tabii bu bölge bölge değişiyor. Marmara, Ege, Akdeniz 1 günden fazla çok nadir sürüyor.

Siz sipariş verdikten sonra, biz ekranımızda siparişi ve ödemesini kontrol edip faturasını basıyoruz. O siparişi bahçemizden ellerimizle topluyoruz. Sonra sadece nemli bir bezle silmek üzere tesisimize getiriyoruz. burada siliniyor ve viol kağıtlara sarılıyor. Bunun sebebi yolda eğer birinde bir sıkıntı çıkarsa, bir diğerini etkilemesin diye. Kutuya istenilen not varsa koyuluyor. Mektubumuz, magnetimiz ve broşürümüz de ekleniyor. Daha sonra şeritleniyor iki taraftan. Kargo aracına yüklenmek üzere hazır hale geliyor.

12 ay boyunca ürünlere ulaşmak mümkün mü?

Bu tabii hangi ürüne ulaşmak istediğinize bağlı biraz. Bizim bir dolabımız ya da soğuk hava depomuz olmadığı için 12 ay boyunca ürün gönderemiyoruz. Dalında zaten ürün kalmıyor yaza doğru. eylül 1 – haziran 15 arası narenciye yollayabiliyoruz. sonra  sezon burada kapanıyor. Ama mevsimsel şartlar da  buna pek izin vermez; Yazın hava 45 dereceleri görüyor rahatlıkla. O mamül birde kargo arabasına giriyor o sıcaklıkta ve bu sağlıklı olmuyor. Yazın sadece reçellerimiz ve nar ekşimiz olacak. Bir de unlu mamüller eklenecek tabii.

portakal bende

portakal bende

Bu keyifli sohbet için Portakal Bende firmasından Tolga beye  teşekkür ediyoruz. Firmayı sosyal medyadan aşağıdaki hesaplardan da takip edebilirsiniz.

Instagram

Facebook

Bir başka yazıda görüşmek üzere

Sevgiler

*Bu bir bloggerlarpaylasiyorcom içeriğidir.

tabloda

Duvarlarımıza Bahar Gelsin!

Herkese merhabalar!

Baharın gelişiyle birlikte evimde de bazı renklendirme çabalarına girdiğim günlerdeyim :) Öncelikle  duvarlarıma renk katmaktan başlayayım dedim, bu nedenle kanvas tablo arayışına girdim. Tabloda.com tam da bu sırada imdadıma yetişti. Sitede cidden kendimi kaybettim diyebilirim fotoğraftaki gibi pek çok kategori var, karar vermek çok zor. Dekoratif tablolar arasında kendinizi kaybetmemeniz mümkün değil.  Tabii isterseniz kendi tablonuzu da yaratabiliyorsunuz. Böyle bir esneklik tanımaları çok hoş.

Screen Shot 2016-03-27 at 14.03.05

Ben şehirler kategorisinden bir tablo seçtim. Geçen yaz San Francisco’ya tatile gitmiştik ve şehre hayran kalmıştım, görünce dayanamadım ve oturma odamda yerini almalı dedim :) Bu arada tablolar istediğiniz boyutta ve parçalı olarak da hazırlanabiliyor. Fiyatlar 28 TL’den başlıyor. Benim aldığım bu tablonun fiyatı 28 TL. 50 TL üzeri alışverişlerde kargo da bedava.

tabloda

Aklımda bir Audrey Hepburn hayranı olarak bu tablo kaldı, en kısa sürede yatak odamda yerini alacak :)

Screen Shot 2016-03-27 at 14.17.35

Tablolar oldukça kaliteli, nemli bir bezle de temizliğini yapabiliyorsunuz. Özel mürekkepleri sayesinde herhangi bir bozulma olmuyor. Bu huzur veren tablolar için Tabloda.com websitesine bakabilirsiniz. Sizin favorileriniz hangileri oldu ?

Keyifli haftalar,

Görüşmek üzere!

rafinera

Rafinera Günlüklerim #2 ve #3

Herkese merhabalar!

Rafinera maceram tüm hızıyla devam ediyor ve ben kendimi hiç olmadığı kadar hafif, sağlıklı ve iyi hissediyorum. Bugün de sizlere 2. ve 3. günümden bahsedeceğim. 2. günün kutusundan neler çıktı acaba ?

rafinera

rafinera

Güne güzel başlamak benim için oldukça önemli, Rafinera kahvaltısı da buna oldukça katkı sağlıyor. 2. günün menüsünde fritata, haşhaş tohumlu lor peyniri, çeri domates ve çavdar ekmeği vardı. Özellikle fritataları çok sevdim!

IMG_5748

Ara öğünde 3 kivi vardı, bana biraz çok geldi bir tanesini yiyebildim :) Öğle yemeğinde ise bezelyeli mısırlı organik makarna vardı.

rafinera

2. ara öğünde peynirli mücver vardı. Hem de mücverin en sağlıklı hali yani fırınlanmış olanı :)

IMG_5751

Akşam yemeğinde ise Hindüstani ve Waldorf salata vardı. Hindüstani’yi adı nedeniyle başta Hint mutfağından bir yemek sandım, evet :) Ancak mercimekmiş :) Waldorf salata da kerevizli leziz bir salataydı.

IMG_5752

3.günün menüsüne gelelim. En çok sevindiğim şey sütlü bal kabağı tatlısı oldu :) Bal kabağı tatlı konusunda en zayıf noktam olabilir, görünce dayanamıyorum :)

IMG_5760

Anason tohumlu peynir daha önce denemediğim bir şeydi, oldukça ilginç buldum tadını. Krep oldukça lezizdi, taze taze domates biberle güne başlamak da oldukça tatlı :)

FullSizeRender

Ara öğün olarak fıstık vardı, araştırmalara göre 17 adet fıstık yemek daha iyi kilo kaybettiriyormuş :) Bu bilgiyle birlikte bana da fıstıkları afiyetle yemek düştü!

IMG_5758

Öğle yemeğinde köz biberli ıspanak sarma ve cevizli bulgur vardı. Yine daha önce deneyimlemediğim değişik ve lezzetli tatlardı.

IMG_5759

En sevdiğim ara öğüne yani bal kabaklı olan kısma geldik :) Sütle birlikte o nasıl güzel bir uyumdu! Tadı hala damağımda..

IMG_5761

Akşam yemeğinde ise teriyaki soslu tavuk ve yoğurtlu patlıcan salatası vardı. Yoğurtlu patlıcan salatası benim gibi meze seven birisi için çok çoook lezizdi :) Teriyaki soslu tavuk da oldukça güzeldi :) Porsiyon o kadar büyük geldi ki, epey doydum :) Midem küçülmeye mi başladı ne!

IMG_5764

Ben 3 günlük Rafinera serüvenimi bu şekilde tamamladım, size de elimden geldiğince yemekleri göstermeye çalıştım. Sonucu merak ettiniz değil mi ? Bu konu ayrı bir blog yazısını hakediyor :)

Sağlıklı haftalar!

refiner

Rafinera Günlüklerim #1

Herkese merhaba!

Bugün sizlere sıcağı sıcağına bir yazıyla keyifli okumalar diliyorum! Rafinera uzun zamandır denemeyi istediğim bir servisti, kısmet bugüneymiş :) Yaklaşan yaz aylarıyla birlikte zamanlaması da çok iyi oldu. Ayrıca bir plaza insanı olarak tüm gün oturuyor bir de üzerine sürekli aynı kalorisini bilmediğim yemekler yiyordum. Bu durumdan oldukça sıkılmıştım. Bu hafta bir değişiklik yaptım ve 5 gün boyunca Rafinera’yı deneyeceğim. Bugün de sizlere ilk gün izlenimlerimi vermek istiyorum.

refiner

Öncelikle çok ilgili bir müşteri ilişkileri bölümü var, hemen telefon ile beni aradılar ve boy/kilo endeksime göre günlük kalori ihtiyacımı çıkardık. Benim 1428 kalori çıktı, bu nedenle 1500 kalorilik paketi seçtim. Daha sonra günlük paket teslim saatimi seçtik ve ben pazartesi yanı bugünü heyecanla beklemeye başladım . 8.30-9.30 aralığında teslim edilmesini istediğim siparişim 9.10 gibi bir saatte geldi ki İstanbul trafiğinde oldukça hızlı! Menüler günlük hazırlandığı için içerik olarak biraz da sürpriz bir paketle karşılaşıyorsunuz. Bu nedenle hemen paketi açmaya koyuldum :) Size hemen bugünün menüsünü göstereyim:

IMG_5737

Leziz  bir kahvaltı ile güne başladım. Porsiyonlar da oldukça doyurucuydu.

rafinera

İlk ara öğünüme resmen bayıldım! Yaban mersini ile yoğurt birleşince meğer ne kadar güzel oluyormuş :) Daha sonra evde de yoğurdu böyle yemeye karar verdim.

rafinera

rafinera

Öğle yemeğinde en sevdiğim balık da diyebileceğim somon vardı, bu duruma da çok sevindim :) Hardal ile somona değişik bir tat katmışlar, çok beğendim.

IMG_5738

İkinci ara öğün de patlıcan dip sos ile kepekli lavaşlar vardı. Patlıcan dip sos yine ilk kez deneyimlediğim bir şey ve yine bayıldım!

rafinera

Akşam yemeğinde pırasa ve kuskuslu bulgurdu. Akşam olduğu için daha doyurucu şeyler konulmuş diye düşünüyorum. Bulgur pilavını yerken epey doyduğumu hissettim. En çok korktuğum şeylerden birisi aç kalmaktı ancak aç kalmadan da zayıflamak mümkün sanırım :)

IMG_5740

IMG_5743

İlk gün sonunda oldukça memnun kaldığım bir servis oldu Rafinera. Doğruyu söylemek gerekirse yemeklerin tadı bizim plazadaki pek çok mekandan daha lezzetliydi. Bakalım 1 hafta sonunda kilo olarak nasıl gelişmeler kaydedeceğim? :)

Mutlu akşamlar..

elca

Elca Alışverişim

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere geçenlerde yapmış olduğum Elca alışverişinden bahsedeceğim. Elca yani Estee Lauder Company nedir derseniz, Estee Lauder, Bobbi Brown, Clinique Mac gibi markaların Türkiye distribütörü. Yani buradan aldığınız ürünler için içiniz rahat olabilir direkt distribütörden alıyorsunuz :) Yeri nerede derseniz İTÜ Ayazağa Metro Durağının Plazalar çıkışından çıktığınızda sizi Orjin Plaza karşılıyor. Buranın alt katında bu outlet mağazasını bulabilirsiniz. Yalnız saatlerine dikkat edip de gitmek lazım. Hafta içi saat 17.00’a kadar açıkken, hafta sonu ise sadece cumartesi günü ve saat 13.00’a kadar açık.

elca

Ben bu outlet’ten en çok Mac alışverişi yapıyorum çünkü eski koleksiyonları çok uygun fiyatlara bulmak mümkün. Sık sık takip etmek gerekiyor, bu koleksiyonlar sürekli değişiyor. Bu gidişimde çok farklı bir koleksiyon gelmemişti ancak ben çok çok istediğim bir şeyi buldum :) Gelelim benim minik alışverişime..

Öncelikle bu gittiğimde parfüm kısmını oldukça zenginleşmiş gördüm. Aklımda kalan pek çok parfüm oldu ancak ben son kalan birkaç ürün olması nedeniyle Michael Kors’tan yana tercihimi kullandım. Psikolojik olarak çok çabuk etkileniyorum :) Michael Kors-Sexy Rio de Janeiro bahar ve yaz aylarına oldukça uygun bulduğum çok güzel bir koku. Koku anlatma yeteneğim çok fazla yok ama elimden geldiğince size anlatmaya çalışacağım. Daha çok çiçeksi ve meyvemsi bir koku olarak tanımlayabilirim. Alt notalarında vanilya da var. Yaz aylarında yeni favorim olacak gibi! En can alıcı kısmı ise fiyatı. Michael Kors parfümleri genelde 300 TL civarında olurken, ben 100 ml’lik bu parfümü sadece 99 TL’ye aldım, şaka değil gerçek!

michael kors

Kutusu da oldukça şık!

michael kors

Gelelim uzunca bir süredir almak istediğim Mac Vamplify Lip Gloss’a.. Aslında aklımda daha nude renkleri verdi ancak kıpkırmızı bir renk alıverdim :)

mac

Tease Don’t Touch rengi tam bir Marilyn Monroe kırmızısı bence. böyle iddialı renkler elimde olmadan beni çekiyor :) Ojelerimle de çok uyumlu!

mac vamplify

Ruj o kadar pigmentli ve kalıcı ki tek katta örtmeye yetiyor ve hiç ama hiç çıkmıyor. Bileğimde denedim ve saatler boyu çıkaramadım! Bu rujun fiyatı ise 16 TL! Evet evet mağazada 69 TL’ye satılan bu ruj bu fiyata da alınabiliyormuş!

IMG_5689

Ara ara bu mağazayı ziyaret etmenizi öneriyorum, aradığınız ürünü çok uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Umarım sizin için keyifli bir yazı olmuştur!

Görüşmek üzere..

Mutlu haftasonları!

shamble

Shambala Clinic’te Cilt Bakımı

Herkese merhabalar!

Bu aralar ikinci durağım yaptığım bir yerden bahsedeceğim sizlere: Shambala Clinic. Artık tüm bakım işlemlerim için burayı tercih ediyorum çünkü sıcak çalışanları, hijyenik ortamı ve kaliteli hizmetleriyle gönlümü çoktan kazandılar :)

Öncelikle klinik hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Lokasyon olarak bana oldukça uygun bir yerde, eve giderken uğrayıveriyorum. İstanbul Avrupa yakasında İTÜ Ayazağa metro durağından çıkınca sizi Sun Plaza karşılıyor, Shambala da Sun Plaza’nın -2. katında bulunuyor. 2011 yılında açılın klinik, 2014 yılında kendini yenilemiş ve şuanki haline kavuşmuş. Estetik, botoks, cilt bakımı, lazer uygulamaları, PRP, SPA sağladıkları hizmetlerden sadece birkaçı. Ben şimdilik lazer epilasyon ve cilt bakımına gidiyorum :)

shamble

Ortam insana huzur veren mor renginde tasarlanmış. Bekleme odaları da oldukça şık ve görsel duruyor. İlk kez gittiğinizde sizi bu bekleme salonlarına alıyorlar ve istediğiniz uygulamalar hakkında dilediğiniz kadar bilgi veriyorlar. İçinize sinmeden herhangi bir işlem yapmanızı engelliyorlar. Ben gerek lazer epilasyon olsun gerek cilt bakımı baya bir zamanlarını aldım sorularımla :) Daha sonra randevu alıyorsunuz ve randevu günü gittiğinizde hiç bekletmeden size özel hazırlanmış odaya alıyorlar.

shamble

Gelelim cilt bakımına.. Öncelikle cilt analizi yapılıyor. Yağlı ve akneye meyilli bir cildim olduğu için E Vitaminli cilt bakımı yapmaya karar verdik. Cilt tipine göre farklı şekillerde cilt bakımları var. Bu sistem de beni oldukça memnun etti.

Cilt bakım odası da oldukça hijyenik. Kişiye özel mis kokulu havlular, terlikler ve saç bandı veriliyor. Böyle hassas bir işlem için oldukça önemli bir konu. Cilt bakımında kullanılan markalar ise Thalgo, Exuciance, Pharmaozon gibi oldukça güvenilir ve kaliteli, içiniz her konuda rahat olabilir.

shamble

shambala

İş çıkışı gittiğim için yüzümde makyaj vardı. Bu nedenle öncelikle derinlemesine temizlik yaptık. Exuciance markasına ait yüz temizleme jeli ile cildimi temizledik. Bunu sıcak havlu uygulaması takip etti. Bu kadar rahatlatıcı bir şey daha görmedim :) İş stresi üzerine çok iyi geldi. Daha sonra yüzümü tonikleyip buharlama aşamasına geldik. Uzunca bir süredir cilt bakımı yaptırmadığım için siyah nokta birikimi yaşamışım. Bu nedenle buharlama aşamasını uzun tuttuk. Siyah noktaları çıkarma aşaması önceki deneyimlerimden oldukça farklıydı. Tırnak uçlarıyla değil de parmaklarıyla değişik bir yöntemle sıkarak bu işlem uygulandı. Bu uygulama ile yüzüm çok az acıdı ve herhangi bir kızarma problemi yaşamadım. Çıkan siyah noktaları görünce moralim bozuldu orası ayrı :) Aylardır nasıl böyle geziyormuşum diye kendime kızdım. Bu aşamadan sonra cildime maske sürülüp yüksek frekans uygulandı ve gözenek sıkılaştırıcı serum sürüldü. E Vitamini bakımı yapıldı. Nemlendiricilerim sürüldü ve bir de üzerine masaj yapıldı. Kendimi oldukça rahatlamış ve fazlalıklarımdan kurtulmuş hissettim! İşlem yaklaşık 1 saat sürdü ve oldukça güzel bir saatti diyebilirim :)

Başlangıç olarak ayda bir kez cilt bakımı için anlaştık, bu şekilde hem siyah noktalarım azalacak hem de cildim daha sağlıklı ve parlak görünecek. E Vitaminli bakım  yerine duruma göre klasik cilt bakımına da geçebilirim. Düzenli kontrol altında gitmek oldukça güven verici :)

Son olarak E Vitaminli bakım 200 TL, klasik cilt bakımları ise 150 TL. Anti-aging gibi çeşitleri de var. Bence fiyatını sonuna kadar hakediyor. Tekrardan kendilerine güleryüzlü ve sıcak hizmetleri için buradan  teşekkür ediyorum!

Umarım sizin için de faydalı bir yazı olmuştur.

Keyifli haftalar!