gümüş suyu

Doğanın Mucizesi Gümüş Suyu

Gümüşün maden olarak kullanımı M.Ö. 4 yüzyıla kadar dayanmaktadır. Tıbbi olarak gümüş kullanımının ise ilk kez Antik Mısır’da kullanıldığı düşünülmektedir. Ayrıca gümüş Yunanlılar, Persler, Çinliler, Hintliler ve Romalılar tarafından da kullanılmıştır. Yakın zamana baktığımızda ise 1900’lü yıllarda Dr. Henry Crookes gümüşü birçok hastalık üzerinde kullanarak mikropların gümüşe 6 dakikadan çok karşı koyamadığını keşfetmiştir. İkinci Dünya Savaşı sıralarında ise penisilin ve sonrasında üretilen sentetik antibiyotikler sonucu ortaya çıkan ilaç firmaları bu alana yönelmiş ve patenti alınamayan gümüş popüler bir tedavi yöntemi olamamıştır.

Gümüşün etkilerine baktığımızda oldukça geniş bir tedavi imkânı sunduğunu ve birçok hastalığı önlediğini görmekteyiz. Çağımızın en tehditkâr virüslerinden olan HIV virüsünü birkaç dakika içerisinde yok ettiğini öne süren Dr. Xiaojian Yao gümüş ile ilgili yaptığı araştırmaları Nanoteknoloji 2012 International Journal’ da yayınlamış fakat ardından bir şey yapılmamıştır. Gümüş enfeksiyon riskinin fazla olduğu her alanda kullanılmaktadır. Radyasyonu yansıtıcı özelliklere sahiptir. Yaraların iyileşmesine olumlu etki ederek hızlandıran, 450 çeşit bakterinin yapısını etkileyerek yok edebilen bir formdadır. Gümüş aynı zamanda sentetik yapılı antibiyotiklerin yarattığı vücudun direncinin düşmesi gibi bir etki göstermemektedir.

Gümüş suyu tek hücreli parazit, virüs, mantar ve bakteri gibi oluşumların içerisine nüfuz ederek oksijen kazanmalarını sağlayan enzimleri etkisiz hale getirir ve böylece yaşamlarını sürdürmelerine engel olur. Yani diyebiliriz ki gümüş suyu antibiyotiğe gereksinim duyulan alanlarda ve en önemlisi antibiyotiğin etki etmediği durumlarda kullanılmaktadır. Üstelik antibiyotiklerin aksine doğal bir karışım olması nedeni ile yan etkilere ve olumsuzluklara sebebiyet vermemektedir.

Gümüş suyunun tarihte bilinen bir örneğine bakacak olursak İngiltere’de meydana gelen veba salgınında etkilenmeyenler; gümüş mutfak gereçleri kullanan kraliyet mensupları ve gelenekleri gereği kanlarına gümüş suyu enjekte eden Çingene halktır. Yüzyıllardır gümüş ile temas eden ve gümüşün etkilerini keşfeden milletler olmuştur.

gümüş suyu

Gümüş suyuna ulaşmak ise eskiye nazaran günümüzde daha kolaydır. İnternet adreslerinden sipariş vererek veya eczanelerde gümüş suyunu bulunabilmektedir. Dikkat edilmesi gereken husus alınan ürünün sertifikalı ve orijinal olmasıdır. Antibiyotik etkisi görülemeyen hastalıklar için çözüm sunan gümüş suyu birçok araştırma neticesinde kanıtlanmış ve kullanım önerisi olarak sunulmuştur. Birçok ülkede farklı birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır.

Gümüş suyunun kullanım şekillerinden bahsedecek olursak göze, kulağa, ağza ve burna sprey özellikli bir şişe ile püskürtülebilir veya gargara yapılabilir. Yine cilde de püskürtülebilir veya bir parça pamuk ya da yara bandını cilde yerleştirip üzerine damlatılabilir. Gümüş suyu bir damlalık yardımı ile damlatılarak ta kullanılabilir. Dikkat etmeniz gereken hastalığınız için önerilen ölçülerin dışına çıkmamaktır. Gümüş suyunu kullanırken sarımsak ve alkolden uzak durulmalıdır. Madde buzdolabında değil fakat serin ve kuru bir yerde saklanmalıdır.

Gümüş suyunun bilinen tüm bakteri ve virüslere karşı gelerek oluşumlarını yok etmesi son zamanlarda birçok profesör tarafından kanıtlanmış ve araştırmalara konu olmuştur. Aynı zamanda gümüş suyunun iyi tarafı yararlı bakterilere etki etmeden zararlı olanları etkilemesidir. İlaçların uzun süreli kullanımına karşın gümüş suyunun kısa zamanda olumlu etkilerini göstermesi de tercih sebebi olmaktadır. Gümüş suyunu narecza.com dan uygun fiyatlara alabilirsiniz.

aven ürünleri 1

Touluse’un gururu Avene Ürünleri

Avene cilt bakımında 27 yılı aşkın deneyime sahip dünya çapında milyonlarca kişinin güvenini kazanmış Fransa kökenli uluslararası bir dermokozmetik markasıdır. Avene cilt bakımı ve güneş koruyucu gibi koruma ve bakım fonksiyonuna sahip birçok ürüne sahiptir. Marka adını Fransa’nın Touluse kentinde bulunan Avene kentinden almaktadır. Özellikle bulundurduğu termal suları ile ünlü olan kasaba zaman zaman bilimsel araştırmalara ve tedavilere ev sahipliği yapmıştır. 1. Dünya savaşı sonrası bulunan Avene termal suyu, klinik olarak 150’nin üzerinde çalışmaya konu olmuş ve cildi yatıştırmaya, yumuşatmaya ve sakinleştirmeye yönelik aldığı olumlu sonuçlar sonunda gösterdiği doğal yatıştırıcı etki ile dermokozmetik alanında Avene markası ile kullanılmaya başlanmıştır. Avene 1990 yılından günümüze kadar dünyaca ünlü olmayı başarmış güvenilir bir markadır. Geliştirdiği ürünler ile elde ettiği olumlu sonuçlar sonucu kullanıcılarının güvenini kazanmasındaki en önemli faktör tamamen doğal Avene termal suyudur. Avene termal suyu 70000 litrelik kaynağından fışkırarak 40 yılı aşkın bir süredir kat ettiği uzun mesafeler sonrası toplanıp Avene dermatoloji laboratuvarlarına yönlendirilir. Avene termal suyunun gizemi bugün hala tam çözülmüş sayılmasa da Avene laboratuvarlarında yapılan çalışmalar sonucu yatıştırıcı, tahriş giderici ve anti enflamatuar özellikleri sayesinde cilt,yüz bakımı ve güneş koruyucu olarak en hassas ciltlerde bile ideal kullanıma sahiptir. 7,5 pH değerine sahiptir ve düşük mineral, bikarbonat, kireç ve magnezyum içerikli, silikat ve oligoelement açısından zengindir. Ayrıca özenle toplanan Avene termal suyunun bakteriyolojik kalite değeri Avene laboratuvarlarında hassasiyetle kontrol edilir. Avene, Dermatoloji Laboratuvarları, en hassas ciltlere rahatlık ve yumuşaklık katmak için, formüller tasarlar ve yaratıcı teknikler geliştirir.

 

aven ürünleri 1

Avene markası birçok farklı sorun için ürettiği çözümlerden oluşan geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Yüz, vücut ve güneş başlıkları altında topladığı ürünleri kullanıcıların ihtiyaçlarına ve bakım çözümlerine göre de kategorize ederek müşterilerinin doğru ürünü en kolay yoldan bulmasını sağlamayı hedeflemektedir. Avene ürünleri özellikle hassas ciltler için son derece uygundur. Bu ürünlerin en önemli özellikleri ise kuru, yağlı, hassas, normal yani tüm cilt tipleri ve her yaştan her cinsiyetten insanın kullanımı için son derece uygun olmalarıdır.

Avene markası ürün kalitesini ön planda bulunduran bir markadır ve tesisleri ISO 9001 (bir organizasyonun kalite yönetim sistemi için ihtiyaçları belirleyen bir standarttır) ve 13485 (tıbbi uygulamalar için benzeri ihtiyaçları temsil etmektedir) sertifikalıdır. Ayrıca ürünlerin steril olmasını garantilemek için her adımda sıkı kontroller yapmaktadır.

Avene ürün yelpazesinde birçok bakım ve koruyucu ürün barındırır. Yüz ve vücut kategorilerinde bulundurduğu ürünler ile derinlemesine bakım ve temizlik ihtiyaçlarınızı karşılar, Avene güneş kategorisinde de patentli koruyucu kompleks ve optimal formülü ile hassas ciltler için uygun güneşten korunma sağlar. Uzman kadrosu tarafından yıllara dayanan tecrübe ve doğal kaynaklar ile yüksek kalite standartlarına uygun ve son teknoloji alında geliştirilen ürünleri ile her yaştan her cinsiyetten insan için etkili çözümler üretmektedir. Ayrıca müşteri odaklı yaklaşımı sayesinde de geliştirdiği ürünler ile her soruna özgü ürettiği farklı çözümler sunar. Düşük toleranslı ciltlerde dâhil olmak üzere tüm cilt tiplerine uygun ürettiği ürünlerde de kimyasal filtre, parfüm ve paraben içermez. İçeriğinin tamamen doğal olması ve kimyasal içermemesi sebebiyle de herhangi bir yan etkiye sebebiyet vermezler. Bu sebepten dolayı da Avene ürünleri çocuklar olmaz üzere herkesin gönül rahatlığı ile kullanabileceği ürünlerden oluşmaktadır.

birinci foto

Nip+Fab Peeling

Herkese merhaba!

Cilt bakımında kullandığım temizleyici, tonik, nemlendirici ve maskenin yanına bir de peeling ekledim. Önceden peeling benim için olmazsa olmaz bir ürün değildi. Hatta daha önce hiç peeling almamıştım. Ancak cildimdeki pürüzlerin artması ve siyah noktaların artık beni rahatsız etmesiyle birlikte bir peeling arayışına girdim.

Yaptığım araştımalar sonucu cilt bakım ürünlerinde asitin önemini öğrenmiş oldum. Glikolik asit cilt yüzeyini düzgünleştirip lekeleri açıyor, salisik asit ise gözenek görünümünü düzenliyormuş. Bu nedenle böyle bir ürün bakmaya başladım. Kylie Jenner’ın da kullandığı bir marka olan Nip+Fab’i bu şekilde keşfettim. Aslında bir İngiliz markası ancak belirli Watsons mağazalarında da satılıyor. Bunu öğrenir öğrenmez markanın satıldığı Watsons mağazalarına doğru yola çıktım :) Stoklar da yenilenmiş, daha iyi bir zamanlama olamazdı!

birinci foto

Gelelim ürünün özellikleri ve kullanımına. İçerisindeki %3 glikolik asit cilde aydınlık vermeyi hedefliyor. 1 haftalık kullanımım sonrasında bile cildimde bir yenilenme hissettim! Çok ama çok sevdim ben bu ürünü :) Az bir miktar elime sıktıktan sonra yüzüme dairesel şekilde masaj yaparak yaklaşık 1 dakika uygulama yapıyorum. Daha sonra asitler etkisini daha iyi göstersin diye 5 dakika bekliyorum ve ılık suyla yüzümü yıkıyorum. Yüzümdeki rahatlama hissini anlatamam! En ufak bir gerilme bile olmuyor ki yüz yıkama jellerinde bile yüzüm oldukça gerilir. Ayrıca yüzümü cidden temizlediğini hissediyorum. Fondöten, kir kalıntıları zamanla birikme yaptığı için yüzümün üzerinde bir fazlalık hissediyormuşum meğer. Peelingin içerisinde ufak granüller var, çok hassas ciltlerde tahrişe neden olabilir. Bu nedenle hassas cilt tiplerine çok önermiyorum. Ayrıca sivilceler için de pek faydalı olmayabilir. Eğer karma ya da yağlıya dönük bir cildiniz varsa ve gözenek, siyah nokta problemi yaşıyorsanız önerebileceğim bir ürün. Kuru ciltler için de biraz tahriş edici olabilir, denemeden almayın derim.

ikinci foto

İçerik konusundan çok anlamıyorum ancak ilgilenenler için de fotoğraf ekliyorum.

üçüncü foto

Bu ürünü ingiltere fiyatının oldukça altında belirli Watsons mağazalarında bulabilirsiniz. Mağazaların listesi web sitesinde mevcut, bakmanızı öneririm. Güncel fiyatı 34 TL. Belki indirim dönemlerinde daha uyguna da bulunabilir. Bu peelingi o kadar çok beğendim ki markanın diğer ürünlerini de sanırım alacağım. Yüz temizleme jeli, glikolik asitli pedleri ve serumunu gözüme kestirdim bile. Sizin memnun kaldığınız peelingler neler ? Yorumlarınızı merakla bekliyorum.

Görüşmek üzere!

Mutlu haftalar!

*Bir Bloggerlar Paylaşıyor içeriğidir.

 

hc

HC Hair Care ile Banyo Rutinim

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere yaklaşık 2 aydır kullandığım bir şampuan ve saç kreminden bahsedeceğim. İkinci kutum da biterken artık yorumlama vaktim gelmiştir dedim :) HC hacim veren şampuan ve saç kremi, uzun süren şampuan denemelerim sonucunda bir türlü arayıp bulamadığım hacimli saçları vermiş mi gelin görelim :)

hc

Öncelikle hayvanlar üzerinde deney yapmayan, bitkisel içerikli olması nedeniyle gönül rahatlığıyla kullanmaya başladığım bir ikili oldu. İçeriğinde paraben, SLES, SLE bulundurmaması da oldukça hoşuma gitti. Saçları sabahtan akşama kadar yağlanan, hemen sönükleşen birisi olarak şampuanın verdiği dolgunluğu ve temizlik hissini de oldukça beğendim. Bu dolgunluğa içerisindeki aminoasit, keratin, argan yağı ve vitaminler yardımcı oluyor :) Kafama yapışmayan saçların keyfini ilk kez bu şampuanla yaşadım diyebilirim! Kutusu da bir o kadar şık! Ayrıca pompalı olması nedeniyle kullanım kolaylığı da sağlıyor.

hc

İnce telli olan saçlarım genellikle banyodan sonra zor açılıyorlar. Bu nedenle saç kremleri benim için hayati derecede önemli :) HC saç kremi saçlarımı çok iyi açtı diyemem. Tek kusur olarak bunu söyleyebilirim. Bunun dışında elektriklenmeyi önleme özelliğini çok beğendim. Yine şampuan gibi pompalı ve şık bir şişede geliyor.

hc

Genel olarak gayet memnun kaldığım bir ikili oldu. Bittikçe yenisini aldığım ve sizlere rahatlıkla önerdiğim HC Şampuan ve Saç Kremini buradan edinebilirsiniz. Şampuanın ve saç kreminin fiyatı 35 TL, ikisini 70 TL’ye satın alabilirsiniz. Kargo da ücretsiz!

Umarım sizin için faydalı bir yazı olmuştur :)

Görüşmek üzere,

Mutlu haftalar!

binboğa bal

Bir Mucizedir Bal!

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere doğanın bir mucizesi olarak gördüğüm baldan bahsedeceğim. Kahvaltı menülerinin vazgeçilmezi olan bal faydaları saymakla bitmeyen, insan vücuduna oldukça faydalı bir besin. Hastalıkların tedavisinde doğal ilaç olarak kullanılan bal ayrıca çocukların gelişiminde de büyük bir yer tutuyor. Tabii kaliteli, doğal bal bulmak da önemli bir konu, hele ki günümüzdeki sahtekarlıkları düşünecek olursak. Ben de sizlere yeni keşfettiğim bir bal markasından bahsetmek istiyorum: Binboğa Bal.

binboğa bal

Kozanlı arıcı aileler tarafından 1973 yılında kurulan Kozan Bal Tarım Satış Kooperatifi kurulduğu günden itibaren sağlıklı ve doğal balın güvenilir adresi oldu. Kooperatif, Türkiye’de arıcılık entegre tesisleri oluşturarak ilk kez cam kavanozla tüketicilere bal sunan bir işletme oldu.

Gelin Binboğa bal çeşitlerini yakından tanıyalım :)

binboğa bal

Çam balı çiçek ballarından farklı olarak kendine has bir tada, kokuya ve renge sahip. Ayrıca çiçek balından daha az tatlı olduğunu söyleyebilirim.

binboğa bal

Keven Kekik balı benim için değişik bir deneyim oldu. Daha önce hiç denememiştim. Favorim de bu çeşidi oldu :) Keven kekik balı antibakteriyel bir özelliğe sahipmiş ve kemiklere, dişlere faydalar sağlıyormuş.

binboğa bal

O nefis tadı ve aromasıyla çiçek balı da oldukça lezzetliydi. Çiçek balı da insan sağlığı için oldukça değerli ve besleyici bir ürün.

Ben bundan sonra eve alacağım bal markasını buldum :) Siz de Binboğa Bal websitesinden ürünleri inceleyebilir ve bilgi alabilirsiniz.

Keyifli haftalar!

Görüşmek üzere..

gunlukbakim

Günlük Rutin Makyaj Temizliğim ve Cilt Bakımım

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere eve gelince makyajımı hangi ürünlerle çıkardığımı ve hangi bakım ürünlerini kullandığımı anlatacağım. Eve gelir gelmez makyajını, lensini çıkaranlardanım ben de. Hemen pijamalarımı giyip evin tadını çıkarmak isterim, kış günlerinde ise mumlarımı yakıp müzik dinlemek en sevdiğim ev aktivitelerinden. Neyse konuyu çok uzatmayayım, daha sonra bir tanışma yazısında bunlardan bahsetmeyi planlıyorum zaten :) Gelelim günlük kullandığım ürünlere..

gunlukbakim

İlk olarak göz makyajımı çıkarmakla işe başlıyorum. Bunun için şu an Neutrogena’nın çift bazlı göz makyaj temizleyicisini kullanmaktayım. Genelde çift bazlı temizleyiciler çok yağlı olduğu için sevmezdim, ancak bu temizleyici hiç de fena çıkmadı. Makyajımı güzelce temizliyor hem de yağlı bir his bırakmadan! Sanırım tek eksisi ürünü döktüğümüz kısmında herhangi bir şeyin olmaması,  bu nedenle çoğu zaman temizleyiciyi fazla döküp, ortalığı batırabiliyorum diyebilirim :)

neutrogena

Göz temizliğim bittikten sonra, yıkamaya geçmeden önce yüzümdeki makyajı yüzeysel olarak temizlemek için Bioderma’nın bu makyaj temizleme suyunu kullanıyorum. Hassas bir cildim olduğu için Sensibio AR’ı tercih ettim. Cildimi kurutmadan, gayet güzel bir şekilde temizleme yapıyor. Herkese gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir ürün. Yağlı ciltler için olanı da var ancak o benim yüzümü çok kuruttuğu için bu çeşidini kullanmayı seviyorum.

bioderma

Bu aşamayı da geçtikten sonra yüzünü Kiehl’s Ultra Facial Cleanser yüz temizleme jeli ile yüzümü yıkıyorum. Yağlı bir cildim olmasına rağmen bu jel yüzümü biraz fazla kurutuyor diyebilirim. Bu nedenle kuru cildi olanlara hiç önermeyeceğim :) Genel olarak temizlemesini beğeniyorum ah bir de o kuruluğu olmasa!

kiehls

Yüzümü yıkadıktan sonra tonikleme aşamasına geçiyorum. Kullandığım başka tonikler de var ancak bu aralar doğal bir tonik olan gül suyunu tercih ediyorum. Gülsha’nın bu gül suyunu ben çok sevdim. Hem doğal olduğu için hiç korkmadan kullanabiliyorum hem de cildimde herhangi bir yanma hissi bırakmıyor. Tonik arayışında olanlar bence gül suyunu bir denesinler.

gulch

Tonikleme işleminden sonra nemlendirme kısmına geçiyorum. Yüzümde yağlanmadan dolayı seboreik dermatit var maalesef :( Bu nedenle cilt doktorum bana La Roche Posay’in Kerium DS nemlendiricisini kullanmamı önerdi. Yaklaşık 2 aydır bu kremi kullanmaktayım. Krem kalıcı bir etki sağlamasa da, sürüldükten sonra o pul pul olan görüntüyü alıyor ve cildimi rahatlatıyor.

larocheposay

Yüzüm yağlı olmasına rağmen göz çevrem kuru bir yapıya sahip, ayrıca çok da hassas. Bu nedenle göz kremi almadan önce oldukça iyi düşünmem gerekiyor. Aksi takdirde göz çevremde yanmalar oluyor. Bu aralar bir alışverişimin yanında hediye olarak verilen Clinique Repairwear Laser Focus göz kremini kullanıyorum. Bu krem kırışıklıklar üzerinde etkili. Bu yaşta neden böyle bir şey kullanıyorsun derseniz, ben kırışıklıklar oluşmadan bu tarz ürünler kullanmanın fayda edeceğine inananlardanım :) Şimdilik sevdiğim bir krem oldu, en azından bir yanma problemiyle karşılaşmadığım için mutluyum.

clinique

Gece yatmadan önce de Kiehl’s Midnight Recovery Concentrate gece serumunu uyguluyorum. Aslında bu serumu bir ara her gece rutin olarak uyguluyordum ancak şimdi haftada 1-2 kez kullanmaya çalışıyorum.  Henüz gözle görülür bir etkisi olmadı ama bitene kadar kullanmaya devam :)

kiehlsmidnight

Benim günlük cilt bakım rutinim bu şekildeydi. Siz hangi ürünler ile makyajınızı temizleyip, bakım uyguluyorsunuz ? Önerilerinizi ve yorumlarınızı merakla bekliyorum!

Görüşmek üzere,

Mutlu haftalar!

IMG_3316

Zigavus Sarımsaklı Şampuan

Herkese merhaba!

Hazır tatili bulmuşken birikmiş yazıları yazmak için harika bir gün dedim :) Şimdi sizlere daha ilk yıkamada bile etkisini görmeye başladığım bir şampuandan bahsedeceğim: Zigavus Sarımsaklı Şampuan. Sarımsağın her derde deva olduğunu bilmeyen yoktur. Bu kez saçlardaki etkisini görelim :)

IMG_3316

Bu şampuan saç dökülmelerine karşı savaşmayı vadediyor ve bence bu konuda oldukça başarılı! Öncelikle saçım eskisine göre daha canlı, dirençli ve sağlıklı görünüyor. Bu durumu içerisindeki beta karoten, çinko ve kalsiyum sağlıyor. Ayrıca mevsimsel geçişler, stres gibi nedenlerle olan saç dökülmemi oldukça azalttı. Bunları yaparken saçımı yağlandırıp, yatıştırmadı. Aksine dolgunluk da verdiğini söyleyebilirim.

IMG_3317

Kullanmadan önce sarımsaklı olması nedeniyle nasıl kokuyor acaba diye korkmuştum. Üzerinde kokusuz yazsa da emin olamadım ama cidden kokusuzmuş :) Piyasadaki diğer şampuanların buram buram kokusundan çok rahatsız olan birisi olarak bu özelliği ile de çok hoşuma gitti :)

Kısacası benim size önerebileceğim bir şampuan. Özellikle saç dökülmesinden şikayetçiyseniz kesinlikle deneyin derim. Ben de şimdiden ikinci kutumu almaya gidiyorum, hatta diğer çeşitlerini de bir inceleyeceğim :) Eczanalerde bulabilirsiniz. Bazı online sitelerde de satıldığını gördüm. Yorumlarınızı bekliyorum!

Görüşmek üzere!

selülitbakimi

Selülitlerle Savaş Başlasın :)

Herkese merhaba!

Bugün sizlere selülitlere karşı bakım rutinimi anlatacağım. Bu konuda şanslı bir insanım, çünkü selülit sorunumun pek olduğu söylenemez. Çok az bir sorunla karşı karşıyayım :) Bunlara karşı ne yaptığımı gelin birlikte inceleyelim.

selülitbakimi

Jane Selülit Kremini kullanana kadar bu tarz kremlerin pek işe yaramadığını düşünürdüm. Bu nedenle sadece Eda Taşpınar At Kılı Fırçasını kullanıyordum. O da tek başına bir yere kadar yardımcı oluyordu. Janze Selülit Kremini günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere kullanmaya başladım. Üzerinde yazan kullanım talimatlarına uyarak, dairesel hareketlerle masaj yaparak kremi cildime yedirdim. Zaten yapısı itibariyle yağlı değil ve kolaylıkla uygulanabiliyor. Bu nedenle çok sevdim :) Kremin içeriğinde doğal, bitkisel yani temiz ürünler bulunuyor. Yeşil kahve, biberiye, elma kayısı gibi doğal ürünler var. Bu nedenle kokusu biraz baharatlı gelebilir. Bu nedenle gece yatmadan yaklaşık 1 saat önce uyguladım ki kokusu çok gelmesin.

IMG_3308

Krem oldukça pratik bir ambalaj içerisinde geliyor. 150 ml olduğu için bana uzun bir süre gitti diyebilirim. Pompalı bir şişeye sahip olduğu için istediğiniz miktarda ürün alabiliyorsunuz.

IMG_3309

Gelelim sonuca :) En mutlu olduğum kısım burası sanırım. Zaten az olan selülitlerimde gözle görülür ciddi bir azalma gözlemledim. Henüz bitmediği için hala kullanmaya devam ediyorum. Sanırım selülitleri sıfırlayacak :) Bu kadar temiz içeriğe sahip ve alerjik testlerden geçmiş bir ürünü size gayet rahat bir şekilde tavsiye ediyorum. Bu ürünle tanıştığım için de kendimi oldukça şanslı hissediyorum. Siz de bu ürüne www.janzekozmetik.com adresinden ulaşabilirsiniz.

IMG_3310

Bu kremle birlikte bir de Eda Taşpınar at kılı fırçasını kullandım. Bu fırça masaj yaparak kan dolaşımını arttırdığı için kremin etkisini daha da arttırıyor diye düşünüyorum.

IMG_3311

Tabi yediğimize içtiğimize dikkat etmek de oldukça önemli. Bol bol su içmek ve tatlıyı azaltmak da gerekiyor :) En zor kısım bu benim için :(

IMG_3312

Bu fırçaya Watsons gibi drug store’lardan ulaşabileceğiniz gibi Lidyana, Modagram, Misspera gibi sitelerden de sipariş verebilirsiniz.

Umarım sizin için faydalı bir yazı olmuştur.

Görüşmek üzere!

Mutlu ve güzel haftalar :)

portakalrengi

Portakalrengi.com açıldı!

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere yeni açılan ve pek çok ürünü uygun fiyata bulabileceğiniz bir siteden bahsedeceğim: Portakalrengi.com :) Geçtiğimiz günlerde kendilerinden çok güzel bir kargo aldım. Öncelikle gelen ürünlerden bahsedeceğim.

portakalrengi

Institut Esthederm benim oldukça sevdiğim bir marka. Eau Cellulaire Spray’i de ne zamandır merak ediyordum ancak deneme fırsatı bulamamıştım. Bu ürün diğer markaların termal sularına benziyor. Cilde yenilik ve canlılık katmayı hedefleyen bu üründen bakalım memnun kalacak mıyım ? :) Çok güzel ferahlık sağlıyor ve cildin gerginliğini alıyor. Birkaç kez deneme sonucu memnun kaldığımı söyleyebilirim.

esthederm

Hediye gelen diğer ürün de Annagaspi BB krem oldu. Kore çıkışlı bir ürün kendisi (BB kremin Kore’den çıktığını duymayan kalmamıştır ama yine hatırlatmak istedim :) ). Kore ürünlerini bugünlerde oldukça sevmeye başladım. Cildimi oldukça sağlıklı gösterdiklerini düşünüyorum.  Çok kapatıcılığı yok ama cilde doğal bir parlaklık veriyor. 39 faktör içermesiyle de kalbimi kazandı. Özellikle yaz günlerinde kullanmak için ideal.

annagaspi

annagaspi

Kısaca hediyelerden çok memnun kaldım :) Siteyi inceleyip merak ettiklerime gelirsek, Flavo-C ürünleri oldukça ilgimi çekti. Özellikle maske merakımdan dolayı maskesini baya baya denemek istiyorum :)

flavo-c

Bu maske gün içinde cildimizde birikmiş olan toz ve kiri temizlemeyi hedefliyor. Hele benim gibi İstanbul’da yaşayanlar varsa bu toz, kir olayından oldukça bıkmış olmalılar :( Alınacaklar listeme eklendi bakalım :)

Sizin bu ürünler içerisinde kullandıklarınız var mı ? Önerilerinizi de merakla bekliyorum!

Görüşmek üzere :)

morgantaylor

Pronail Express Manikür Seti

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere pazar günü bakım günü diye denediğim bir üründen bahsedeceğim. Pronail Express Manikür Seti İstanbul Coffee Break etkinliğinde bize hediye edilmişti. Araya bayram girdi, tatil girdi derken ancak deneyimleme fırsatı buldum. Lafı çok uzatmadan gelelim setin içeriğine:

-Törpü

-Portakal çubuğu

-Keratinli manikür eldiveni

-Havlu

pro nail

Gördüğünüz gibi setin içerisinde havluya kadar bir manikür için gerekli her şey düşünülmüş. Ayrıca hijyenik olduğu için ben çok sevdim bu seti! İçinden çıkan kılavuza uydum ve törpü ile işe başladım. Törpüleme işini pek beceremiyorum sanırım :( Fotoğrafta görüldüğü gibi pek düzgün olmadı ama idare edin :)

pro nail

Tırnaklarımı törpüledikten sonra ellerimi ılık su ve sabunla bir güzel yıkayıp kuruladıktan sonra ikinci ve en merak ettiğim aşamaya geçtim: keratinli manikür eldivenleri :) Üzerinde yazdığı gibi bir mucize mi acaba ? :)

pro nail

İçerisinden 2 adet aşağıdaki gibi eldiven çıkıyor.

pro nail

Ben uygulamayı iki elime aynı anda yapmadığım için (etleri itme işlemi olduğu için bir elim temiz kalsın istedim) bir elime eldiveni giydim ve tırnak, tırnak etlerime masaj yaparak keratinli kremi yedirdim.

pro nail

7 dakika kadar elimi havluya sarılı bir şekilde beklettim. Keratinler ısıyla birlikte daha faydalı oluyormuş.

pro nail

7 dakika tuttuktan sonra eldivenin uçlarını tek tek delerek portakal çubuğu ile etlerimi ittirdim. Dilerseniz daha sonra fazla etlerinizi kesebilirsiniz de. Benim çok et sorunum olmadığı için portakal çubuğu ile yetindim. Keratinli krem ellerimi yumuşacık yaptığı için bu işlemde hiç zorlanmadım. O kadar mucizevi olmasa da gayet beğendiğim bir ürün oldu diyebilirim.

pro nail

pro nail

Üzerinde 9 dakika yazsa da ellerimi tek tek manikür yaptığım için bu süre yaklaşık yarım saate çıktı. Bence oldukça makul bir süre. Evde hijyenik ve pratik bir manikür istiyorsanız tam size göre bir set diyebilirim. Bundan sonra da alıp kullanacağım ürünler arasında çoktan yerini aldı bile. Bu seti Migros ve Macrocenter’larda rahatlıkla bulabilirsiniz. Pronail‘in online satış sitesinden de bu setlere ulaşabilirsiniz. Sırada pedikür setini deneyeceğim, ondan da memnun kalacağımı düşünüyorum :) Ayrıca aşağıdaki video’da kısaca bu setin uygulanışını izleyebilirsiniz.

Son olarak Morgan Taylor – Seal the Deal ojeyi sürdüm ve üzerine de daha önceki yazımda anlattığım Sally Hansen Insta-Dri Top Coat‘u uyguladım. Nasıl buldunuz? :)

morgantaylor

Sizin manikür pedikür ritüelleriniz nasıl ? Hangi ürünleri kullanıyorsunuz ? Yorumlarınızı merakla bekliyorum :)

Görüşmek üzere!