eresin crown hotel

Türkiye’nin Eşsiz Müze Oteli Eresin Crown Hotel

Merhaba,

Bugün sizlere İstanbul’da her haliyle bir çok otelden daha farklı bir otelden bahsetmek istiyorum. Türkiye’nin eşsiz müze oteli Eresin Crown Hotel, Dünya’daki iki kıta üzerinde yer alan tek sehir İstanbul’un kalbinde, Sultanahmet’te bulunuyor.

5 yıldızlı otelde, 59 misafir odası ve 5 suit bulunmakta. Müşteriler ek bir ödeme yapmadan, 24 saat boyunca Wi-fi hizmetinden yararlanabiliyorlar.

eresin crown hotel

Eresin Crown Hotel misafirlerine sadece kişiselleştirilmiş kalite, hizmet ve konfor sunan bir otel değil, aynı zamanda Sarnıç, Mozaik, 49 parça Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait tarihi ve mimari öneme sahip tarihi eser ve Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait olağanüstü keşifleri sergileyen bir butik müze oteli.

eresin crown hotel

Evet yanlış duymadınız, bu otelde bir çok eski döneme ait örneğe rastlamak mümkün. Mesela Column Bar. Olağanüstü arkeolojik buluntuların ve özellikle 2. ve 3. yüzyıldan kalma Erotes’in yasını temsileden 2 köşe actoreria kapaklarının sergilendiği çok özel bir mekan. Bu kapakların bir hikayesi de varmış. Bir evde bebek doğduğunda kapıya gülen melek figürünün bulunduğu actoreria kapak, cenaze olduğunda da ağlayan actoreria kapak konulurmuş. Bu tarihi atmosferde kahvenizi yudumlamak büyük bir zevk.

eresin crown hotel

eresin crown hotel

Bir diğer yeme-içme mekanı ise, Eresin Crown Mozaik Restaurant. İsmini MS 5. veya 6. yüzyıldan kalma tarihi Bizans mozağinden almaktaymış. Balık motifi ile dekore edilmiş mozaik, Bizans Büyük Sarayı’nın içindeki avlunun, belki de dini bir yapının veya bir koridorun bir parçası olduğu düşünülmekteymiş. Kahvaltılarını ve dilerlerse öğle yemeklerini bu bölümde rahatlıkla yiyebiliyorlar.

eresin crown hotel

eresin crown hotel

Terasta bulunan restaurantı gördüğünüzde eminim sizde bayılacaksanız. Adalar, Marmara Denizi ve Sultanahmet Camii’nin muhteşem profiline bakan Mozaik Teras Restaurant Roman, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin tarihi ve mimarı başyapıtlarının eşliğinde öğle ve akşam yemeği eminim çok keyiflidir.

eresin crown hotel

eresin crown hotel

İstanbul’daki butik müze otelinde bulunan değerli tarihi eserlere ek olarak odalarda ve genel kullanım alanlarında İngiltere’deki Londra British Museum’da sergilenen Osmanlı İmparatorluğu’na özgün seramiklerin tek orijinal kopyalarının koleksiyonu sunulmakta.

eresin crown hotel

Eresin Crown İstanbul Business Hotel’i 2 adet tam donanımlı toplantı salonuna sahip. “Bosphorus” ve “Golden Horn”, isimli iki toplantı salonu da klimalı. Golden Horn ve Bosphorus Toplantı Salonları 15 ile 180 kişi aralığında katılımcının toplantı yapmasına uygun olacak şekilde resepsiyon, kutlama ve özel etkinliklere hizmet verebilmekte, her ikisi de teknik ekipmanlarla donatılmış.

eresin crown hotel

eresin crown hotel

Eresin Crown Hotel, İstanbul’un tarihi Sultanahmet semtinde yer alan, şehrin ana turistik, eğlence ve alışveriş bölgelerine yakın olan ve bunun yanı sıra Sultanahmet Camii, Ayasofya, Hipodrom ve Topkapı Sarayı gibi dünyaca ünlü turistik yerlere sadece kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan müze otelin kendine özgün kimliği var.

Eresin gruba ait, toplamda 196 odaya sahip 3 otel bulunmakta. Best Western Eresin Taxim, Eresin Taxim Premier ve Eresin Crown Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi’ne yakın olan Eresin Taxim & Premier oteli ulaşım açısından oldukça rahat.

Her üç otelde toplam 6 adet toplantı salonu ile farklı etkinlik ve davete ev sahipliği yapabiliyor.

Eresin Oteli Daha detaylı incelemek isterseniz internet sitelerinden her türlü bilgiye sahip olabilirsiniz.

Bu bir Bloggerlar Paylaşıyor içeriğidir.

prag

Prag Gezi Rehberi

Herkese merhabalar!

Kasım ayının başlarında Prag-Viyana-Budapeşte gezisine çıkmıştık, sizinle 3 yazı dizisi halinde bu gezimizi paylaşacağım. Kasım ayındaki seyahatimizi yıl sonu işlerin yoğun olması nedeniyle ancak şimdi yazabiliyorum, neden geç kaldın demeyin :)

Her yıl ekim ya da kasım ayında yurtdışı seyahati yapmak bir ritüelim haline geldi. Nedeni ise Pegasus’un mart ayında yapmış olduğu kış fırsatı. Bu kampanya ile biraz ileriye dönük plan yapıyorsunuz ama biletlerinizi çok uygun fiyatlara alabiliyorsunuz. Mart 2015’te Kasım 2015 için Prag gidiş Budapeşte dönüş biletimizi yaklaşık 250 TL gibi bir fiyata aldığımızı düşününce bu kampanyayı kaçırmak mümkün değil :) Bu yıl da mart ayını dört gözle bekliyorum!

flypgs

Ön bilgileri verdikten sonra gelelim ilk durağımız olan Prag’a.

prag

Havaalanı Ulaşım

Prag’ta havaalanı genelde tüm şehirlerde olduğu gibi şehir dışında yer alıyor. Bu nedenle şehir merkezine gitmek için yaklaşık yarım saatlik bir yolculuk gerekiyor. Havaalanından şehre otobüs ve taksi alternatifi var. Biz 6 kişi olduğumuz için taksiyi tercih ettik, çünkü fiyatını bölünce kişi başı düşen para hemen hemen aynı oluyordu. İyiki de öyle yapmışız, otelimizi hiç aramadan önünde indik :) Havaalanında uçaktan inince tek sorun paranızı Çek para birimi olan Koruna’ya hemen çevirmek zorunda olmanız. Paranızın hepsini burada çevirmemenizi tavsiye ederim çünkü şehir merkezine göre yüksek komisyon alıyorlar. Biz taksiye yetecek kadar parayı çevirdik. Taksi yaklaşık 650-700 CZK tutuyor. ( Koruna tutarını 8’e bölerek TL karşılığını yaklaşık olarak hesaplayabilirsiniz. )

Otel Seçimi

Biz otel seçimimizi Hotel Ibis Praha Old Town olarak yaptık. Ibis Hotel zinciri nereye gidersem gideyim ilk baktığım oteller arasında. Hem fiyat olarak oldukça uygun hem de lokasyon olarak mükemmel yerlerde konumlanıyorlar. Prag’ta 3 gece 2 kişi için 350 TL verdik, neredeyse hostel fiyatına :) İçerisinde wi-fi da var, odalar da son derece güzel. Old Town gezilecek yerlere oldukça yakın, otel seçiminizi yaparken bu bölgeye bakmanızı tavsiye ederim.

1.Gün

İlk gün öğlen Prag’a geldik, otele yerleştik dinlendik derken saat 3’ü buldu. Bu nedenle ilk günümüzü yarım sayabiliriz. Otelden çıkınca ilk iş paramızı Koruna’ya çevirmek için bir döviz bürosu aramak oldu. İlk girdiğiniz yerde sakın paranızı çevirmeyin benden bir tavsiye. Her döviz bürosu farklı oranlarda komisyon alıyor, pazarlık payı da var :) Biz de Old Town’da yol üzerindeki bütün bürolara sora sora ve pazarlık ede ede en karlı biçimde paramızı çevirdik. Utanmayın, çekinmeyin pazarlık yapın :) Paramızı da çevirdikten sonra Prag’ta yaşayan arkadaşımla buluşmak için Cafe Savoy’a doğru geze geze yola koyulduk. Gelin birlikte yürüyüşümüzü yapalım!

old town

Yolda dönerci görmeden olmaz :)

22417878823_cba06535c0_o

Prag Municipal House yani belediyesi.

municipal house

Prag’ın hayran kaldığımız, muhteşem yapıda binalara sahip.
prague

Prag kalesinin gece görünüşü çok güzel değil mi ? Bir de gece güzel çeken bir makinem olsa keşke :(

prague castle

Işıl ışıl bir gece turundan sonra Prag’ın en şık restoranı olan Cafe Savoy’a vardık. En şık restoran deyince aklınıza İstanbul’daki pahalı restoranlar gelmesin, Prag oldukça ucuz bir şehir. Böyle bir restoranda kişi başı 40-50 TL ödeyerek ana yemekli tatlılı bir akşam yemeği yedik! Sanki eski filmlerin içerisindeymişiz gibi hissettim. Sizce de mekan 1900’leri yansıtmıyor mu ?

cafesavoy

Gün boyu bir şey yemedik, hadi menüye bakalım!

cafe savoy

Prag’lı arkadaşımın tavsiyesi üzerin Tartar’ı deneyelim dedik. Hem Çek mutfağını tanırız hem de lokal bir insanın önerisini dinlemeliyiz diye düşündük ama keşke öyle yapmasaydık :( Tartar meğer bildiğiniz çiğ kıymaymış! 2 çatal alabildim, ben bile tadına bakabildiğime şaşırdım. Türk damak tadına pek uygun bir yiyecek olduğunu söyleyemeyeceğim. Yeni tatlara ya da daha doğrusu çiğ et fikrine pek sıcak bakmıyorsanız, menüden başka bir şey seçmenizi şiddetle öneriyorum. Mecburen ekmekle karnımızı doyurduk :)

tartar

Barış tavşan yiyerek belki de en doğru seçimi yaptı, başta o tatlı tavşanlara nasıl kıyarsın demiştim ama tavşan eti oldukça lezzetliymiş. Cafe Savoy’dan size önerim bu yemek olacak.

cafe savoy

Yemeğin üzerine Apple Strudel yani elmalı tart yedik. Tartarın aksine bu tart oldukça lezzetliydi. Üzerine dökülen muhallebiye benzer bir sosla yeniliyor, buna ancak Mamma Mia! diyebilirim :) Yanında söylediğimiz cheese cake oldukça sönük kaldı.

apple strudel

Yemekten sonra yine ışıl ışıl Prag sokaklarında yürüyerek otelimize döndük. Önümüzdeki gün oldukça yorucu olacaktı çünkü. Bir gün de Prag’taki gezilmesi gereken yerleri gezecektik ne de olsa! Yolda giderken ertesi gün yemek yiyeceğimiz restorana da rezervasyon yaptırmayı unutmadık: Cafe Louvre.. Benden size bir tavsiye daha, bu ünlü restoran için 1 gün önceden yer ayırtın, diğer türlü yer bulmanız epey zor olabilir.

2. Gün

Erkenden uyanıp yollara düştük. Bugün planımız oldukça yoğun, pek çok yere gideceğiz. Prag Kalesine gitmek için yollara düştük. Yurtdışında yürüyerek gezmeyi seviyorum çünkü pek çok yeri keşfetmeye olanak sağlıyor.

IMG_3755

Old Town Square yani Eski Şehir Meydanı Prag’taki önemli noktalardan birisi.

oldtownsquare

old town square

Ski şehir meydanında pek çok dükkan bulunuyor. Benim ilgimi çekenler ise yeme içme dükkanları oldu :) Şu şekerlerin güzelliğine bakar mısınız ? :)

candy shop

Buradaki dükkanlarda Trdelnik tatlısını yemeden olmaz.

trdelnik

Trdelnik şekerli bir hamurun kalın çubuklara dolayıp pişirilmesiyle yapılıyor. İçine tercihinize göre Nutella veya reçel sürüyorlar.

trdelnik

Karnımız doyduktan sonra Charles Bridge’e geldik. Şansımıza hava da mükemmeldi ve köprünün tadını doyasıya çıkarttık.

charles bridge

charles bridge

charlesbridge

 Müzik, manzara kısacası her şeyin ne kadar huzurlu olduğunu video’dan görebilirsiniz!

Bu keyifli yolculuğun ardından Prag Kalesine vardık.

Prag Kalesi

Kaleden Prag’ı izlemek bir harikaydı. Tüm yorgunluğunuzu alıp götürüyor.

Prag Kalesi

Biz kalenin içini gezmedik, hem çok kalabalıktı hem de vaktimiz azdı. Bunun yerine kalede bulunan Katedrali ve etrafı gezdik. Manzaranın tadını çıkardık.

pragkalesi

Prag Kalesi

prag kalesi

Dönüşte artık o kadar yorulmuştuk ki bir kahve molası ihtiyacı duyduk. Yol üzerinde rastladığımız şirin ve değişik bir cafe olan Tricafe’ye girdik. Ev gibi koltukları, halıları ve dekorasyonu olan kafeyi biz çok sevdik. Kahveleri ve kekleri de bir o kadar güzeldi :)

trice

tricafe

tricafe

Bu kısa molayla kendimize geldikten sonra sıra dans eden evleri görmeye gelmişti. Hayatımda gördüğün en değişik binalardan olduğu kesin.

dancinghouses

Dans eden evleri görmeye giderken tekne turu afişlerini görmüştük, dönüşte bir de tekne turu yaparız diyorduk ki döndüğümüzde turlar bitmişti. Sanırım kış sezonunda bu turlar erken bitiyor, bu nedenle tekne turu yapmak isterseniz sabah ya da öğle saatleri çıkmanızı tavsiye ederim. Bu kadar gezmenin üzerine yavaş yavaş acıkmaya başladık ve rezervasyonumuzun olduğu Cafe Louvre’a doğru yürümeye başladık.

cafelouvre

Paris tarzında bir cafe olan Louvre 1902 yılında açılmış. Bu tarihten beri aralarında Kafka, Einstein’ın da olduğu pek çok ünlü isim Cafe’nin müşterisi olmuş.

cafelouvre

IMG_3948

IMG_3949

IMG_3956

Bu restoranın en meşhur yemeği ördek, bu nedenle şiddetle ördek yemenizi tavsiye ediyorum :) Bir gün önceden dersimizi aldığımız için bu kez yemek seçimimizi riske atmayıp ördek, tavuk, hamburger gibi şeyler sipariş ettik.

IMG_3951

IMG_3954

IMG_3955

Bu restoranın taze üretilen pastaları da oldukça ünlü! Bu kekin tadı damağımızda kaldı.

IMG_3961

Yine oldukça makul fiyatlara lüks bir yemek yemiş olduk. İstanbul da böyle olsa keşke dedim içimden :) Ertesi gün 7’de Viyana için otobüse bineceğimiz için günümüzü erken bitirdik. Prag sokaklarında son bir kez yürüyüp şehre veda ettik. 1.5 gün için oldukça verimli bir gezi oldu. Tabi görmemiz gereken daha pek çok yer vardı ama ana noktaları gezmeye çalıştık. Umarım gezi notum ile sizlere yardımcı olabilmişimdir. Prag’a gidecekseniz ve aklınızda sorular varsa benimle İletişim bölümünden veya yorumlardan iletişime geçebilirsiniz.

Bol gezmeli haftalar!

Hoşçakalın..