carrot care

Carrot Care Şampuan ve Saç Kremi

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere bir süredir her gün kullanmakta olduğum bir ikiliden bahsedeceğim. Ayrıca biten ürünlerim arasına girdiler bile :( Beni en çok üzen şey de bitmeleri oldu.. Öncelikle şampuan hakkında bilgi vermek istiyorum. Türkiye’de ilk kez bir marka şampuanlarında havuç özünü kullanmış o da Carrot Care :) Benim için de havuç özlü şampuan kullanmak bir ilk oldu diyebilirim bu nedenle oldukça heyecanlandım. Ayrıca kutularının çok şık olduğunu söylememe gerek var mı ? :)

carrot care

Carrot Care şampuan ve saç kremi hızlı uzayan, pırıl pırıl, ışıltılı saçlar vadediyor. Gelelim bendeki etkilerine. Saçların hızlı uzamasını görmek için daha fazla kullanmak gerekiyor elbette ancak ben 1 aylık kullanımımda bile bu uzamayı gözlemledim. Tam da nişan öncesi çok güzel oldu :) 2-3 ay daha kullansam yaza rapunzel olarak girebilirim sanırım :)

carrot care

Bir aylık kullanım sonrası saçlarım daha sağlıklı ve parlak göründü. Tek kararsız kaldığım şey saçlarımın zor açılması oldu. Saç kremini genelde ince telli saçlarımın ucuna uyguluyorum. Krem kullanmazsam hiç açılmıyorlar çünkü :( Carrot Care’in saç kremi kullandığım diğer kremlere göre oldukça sıvı bir yapıdaydı. Yanlış mı kullandım bilmiyorum ama saçımı pek kolay tarayamadım. Belki de saçımda daha uzun bir süre bekletmem gerekiyordu. Bunun dışında severek kullandığım bir ürün oldu :)

carrot care

Carrot Care şampuan 300 ml ve saç kremi 200 ml şeklinde satışa sunulmuş. Tek tek alındığında şampuan 49 TL, saç kremi 39 TL. İkili set halinde alındığında ise 79 TL’ye avantajlı bir şekilde alınabiliyor. Bu ürünler Carrot Care websitesinden temin edebilirsiniz.

Umarım sizin için faydalı bir yazı olmuştur!

Mutlu haftalar..

portakal bende

Meşhur Kumluca Portakalı Portakalbende.com ile Kapınızda

Merhaba,

Bu hafta sizlere etkinliğimizde sponsor olan firmalardan Portakalbende.com ile yaptığımız söyleşiyi paylaşmak istiyoruz.  Ancak öncesinde size biraz bilgi verelim istedik.

Portakal bende Antalya’nın meşhur Kumluca portakallarını dalından koparıp ayağınıza getiren online bir satış sitesi.  Sadece portakal yok ürün gruplarında.  Köy reçelleri, nar ekşisi , narenciye ürünler, portakal, mandalina, nar ve kamkat  tapteze sizlere ulaşıyor. Havale, kredi kartı yada kapıda ödeme seçenekleri ile alışveriş yapabiliyorsunuz.

Birde otomatik portakal diye bir sistemleri var. Bu sistemle siparişinizi bir kere veriyorsunuz ve seçtiğiniz günde, her hafta ürünler size kargolanıyor. İlk seferinde sipariş verdiğiniz gün 24 saat içinde özel ambalajlanarak size gönderiliyor. Bu sistemle  zaman kazanmanın dışında ürünlerin fiyatı değişse de sizin sipariş verdiğiniz fiyat değişmiyor. Ayrıca kargo ücretinden de muaf oluyorsunuz.

Kurucularından Tolga bey ile yaptığımız söyleşide aklımıza takılan sorulara cevap bulduk.

portakal bende

Tolga bey, Portakal bende fikri nasıl oluştu acaba?

Portakalbende.com sitesi, 3 üniversite arkadaşının ortak girişimi ile ortaya çıkan bir projeydi. Uysal Silahcı; bahçelerimizin sahibi, yaklaşık 100 yıldır bu topraklarda ailecek yetiştiricilik yapıyor. Kumluca’dan bize hep narenciye gönderirdi sağolsun, Bayılarak yerdik. Önce yurtdışına ihracat yapmak için yola çıksak da, daha sonra internet pazarının gün geçtikçe popüler hale gelmesi ve Türkiye’nin bu konuda çok hızlı gitmesi bizi farklı bir yöne itti. Bir startup olarak yola çıktık. Bir e-ticaret sitesi kurduk. Fikir olarak 1.5 seneyi bulsak da, nisan ayında birinci yılımız kutlayacağız. İnsanlara doğal, dalından, mevsiminde ve yöresinden ürünler yedirmek istedik. Şu ana kadar tek bir geri dönen paketimiz ya da beğenilmeyen mamülümüz olmadı çok şükür.

Kurucuları kim ve önceden ne iş yaparlardı?

Biz dediğim gibi Bilgi Üniversitesi mezunu 3 arkadaş yola çıktık. Benim yurtiçinde inşaat ve teksitil alanlarında çalışmalarım oldu. Yurtdışında da perakende satış yapan bir kaç mağazam vardı. Uysal Silahcı zaten bahçeleri ile çocukluğundan beri uğraşıyordu ama aynı zamanda sosyal medya danışmanığı yapıyordu. Ben Uluslararası Finans, Uysal Bey’de Halka İlişkiler mezunu.

Bahçeler firmanın kendisine mi ait yoksa Kumluca’daki diğer bahçelerden mi ürünler toplanıyor?

Silahcı Ailesinin bahçeleri hepsi. Burada isim çok önemli. Bu yörede kime sorarsanız bu ailenin bahçelerine nasıl baktıklarını, nasıl iyi yetiştirdiklerini ve  ürünlerinin nasıl kaliteli olduğunu herkes biliyor. Ama Kumluca toprakları gerçekten çok farklı.

portakal bende

Türkiye’nin her yerine satış yapıyor musunuz?

Türkiye’nin 81 ili ve 957 ilçesi kapsama alanımızda. İki uzman kargo firması ile çalışıyoruz. Henüz ulaştıramadığımız bir siparişimiz olmadı. Burada çalıştığımız kargo firmalarına da teşekkür etmek istiyorum. (aras ve mng kargo)

İnternet dışında satışınız var mı? Mağazacılık yapmayı da düşünüyor musunuz?

Şu anda yok ancak kesinlikle düşünüyoruz. Hatta şu anda projeledirme aşamasındayız. İstanbul’da imkan olursa her iki yakada, ama ilk olarak Avrupa yakasında, farklı bir konsept manav ile karşınızda olacağız. Hem narenciye olacak, hemde yine bizim yöremizde yetiştirilen ürünleri satışa sunacağız.

Yurt dışından talep geliyor mu? Açılmayı düşünür müsünüz?

Yurt dışı kesinlikle uzun vadeli bir hedef. Bu farklı bir operasyon tabii, hiç hata kabul etmeyen bir ticaret. Yukarıda da bahsettiğim gibi, biz ilk böyle çıktık yola. Tabii çok tecrübeli insanlar ile konuştuk, onlara danıştık, önce işin yurtiçi kısmını istediğimiz yere getirip, sonra yurtdışına açılmanın en doğru olduğuna karar verdik.

Sitenizde diyabetik ürünler görmedim, bu yönde çalışmalarınız olacak mı?

Bu konuda çok soru ve talep aldık. Aslında hiç aklımızda olan bir konu değildi bu sene için ama hemen çalışmalara başladık. Geçen ay düzenlenen Souq Karaköy Ziyafet’in katılımcı markalarından biriydik, orada çok karşılaştık bu taleple ve fark ettik ki geç bile kalmışız. Önümüzde ki sezonda en geç karşınızda olacağız diyabetik ürünlerimiz ile.

Teslim süreniz ne kadar? Sipariş geldikten sonra nasıl bir işleyiş oluyor?

Teslimat süremiz aslında sloganımızda da olduğu gibi 1 gün (dün dalındaydı, bugün kapınıda) . Tabii bu bölge bölge değişiyor. Marmara, Ege, Akdeniz 1 günden fazla çok nadir sürüyor.

Siz sipariş verdikten sonra, biz ekranımızda siparişi ve ödemesini kontrol edip faturasını basıyoruz. O siparişi bahçemizden ellerimizle topluyoruz. Sonra sadece nemli bir bezle silmek üzere tesisimize getiriyoruz. burada siliniyor ve viol kağıtlara sarılıyor. Bunun sebebi yolda eğer birinde bir sıkıntı çıkarsa, bir diğerini etkilemesin diye. Kutuya istenilen not varsa koyuluyor. Mektubumuz, magnetimiz ve broşürümüz de ekleniyor. Daha sonra şeritleniyor iki taraftan. Kargo aracına yüklenmek üzere hazır hale geliyor.

12 ay boyunca ürünlere ulaşmak mümkün mü?

Bu tabii hangi ürüne ulaşmak istediğinize bağlı biraz. Bizim bir dolabımız ya da soğuk hava depomuz olmadığı için 12 ay boyunca ürün gönderemiyoruz. Dalında zaten ürün kalmıyor yaza doğru. eylül 1 – haziran 15 arası narenciye yollayabiliyoruz. sonra  sezon burada kapanıyor. Ama mevsimsel şartlar da  buna pek izin vermez; Yazın hava 45 dereceleri görüyor rahatlıkla. O mamül birde kargo arabasına giriyor o sıcaklıkta ve bu sağlıklı olmuyor. Yazın sadece reçellerimiz ve nar ekşimiz olacak. Bir de unlu mamüller eklenecek tabii.

portakal bende

portakal bende

Bu keyifli sohbet için Portakal Bende firmasından Tolga beye  teşekkür ediyoruz. Firmayı sosyal medyadan aşağıdaki hesaplardan da takip edebilirsiniz.

Instagram

Facebook

Bir başka yazıda görüşmek üzere

Sevgiler

*Bu bir bloggerlarpaylasiyorcom içeriğidir.

binboğa bal

Bir Mucizedir Bal!

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere doğanın bir mucizesi olarak gördüğüm baldan bahsedeceğim. Kahvaltı menülerinin vazgeçilmezi olan bal faydaları saymakla bitmeyen, insan vücuduna oldukça faydalı bir besin. Hastalıkların tedavisinde doğal ilaç olarak kullanılan bal ayrıca çocukların gelişiminde de büyük bir yer tutuyor. Tabii kaliteli, doğal bal bulmak da önemli bir konu, hele ki günümüzdeki sahtekarlıkları düşünecek olursak. Ben de sizlere yeni keşfettiğim bir bal markasından bahsetmek istiyorum: Binboğa Bal.

binboğa bal

Kozanlı arıcı aileler tarafından 1973 yılında kurulan Kozan Bal Tarım Satış Kooperatifi kurulduğu günden itibaren sağlıklı ve doğal balın güvenilir adresi oldu. Kooperatif, Türkiye’de arıcılık entegre tesisleri oluşturarak ilk kez cam kavanozla tüketicilere bal sunan bir işletme oldu.

Gelin Binboğa bal çeşitlerini yakından tanıyalım :)

binboğa bal

Çam balı çiçek ballarından farklı olarak kendine has bir tada, kokuya ve renge sahip. Ayrıca çiçek balından daha az tatlı olduğunu söyleyebilirim.

binboğa bal

Keven Kekik balı benim için değişik bir deneyim oldu. Daha önce hiç denememiştim. Favorim de bu çeşidi oldu :) Keven kekik balı antibakteriyel bir özelliğe sahipmiş ve kemiklere, dişlere faydalar sağlıyormuş.

binboğa bal

O nefis tadı ve aromasıyla çiçek balı da oldukça lezzetliydi. Çiçek balı da insan sağlığı için oldukça değerli ve besleyici bir ürün.

Ben bundan sonra eve alacağım bal markasını buldum :) Siz de Binboğa Bal websitesinden ürünleri inceleyebilir ve bilgi alabilirsiniz.

Keyifli haftalar!

Görüşmek üzere..

refiner

Rafinera Günlüklerim #1

Herkese merhaba!

Bugün sizlere sıcağı sıcağına bir yazıyla keyifli okumalar diliyorum! Rafinera uzun zamandır denemeyi istediğim bir servisti, kısmet bugüneymiş :) Yaklaşan yaz aylarıyla birlikte zamanlaması da çok iyi oldu. Ayrıca bir plaza insanı olarak tüm gün oturuyor bir de üzerine sürekli aynı kalorisini bilmediğim yemekler yiyordum. Bu durumdan oldukça sıkılmıştım. Bu hafta bir değişiklik yaptım ve 5 gün boyunca Rafinera’yı deneyeceğim. Bugün de sizlere ilk gün izlenimlerimi vermek istiyorum.

refiner

Öncelikle çok ilgili bir müşteri ilişkileri bölümü var, hemen telefon ile beni aradılar ve boy/kilo endeksime göre günlük kalori ihtiyacımı çıkardık. Benim 1428 kalori çıktı, bu nedenle 1500 kalorilik paketi seçtim. Daha sonra günlük paket teslim saatimi seçtik ve ben pazartesi yanı bugünü heyecanla beklemeye başladım . 8.30-9.30 aralığında teslim edilmesini istediğim siparişim 9.10 gibi bir saatte geldi ki İstanbul trafiğinde oldukça hızlı! Menüler günlük hazırlandığı için içerik olarak biraz da sürpriz bir paketle karşılaşıyorsunuz. Bu nedenle hemen paketi açmaya koyuldum :) Size hemen bugünün menüsünü göstereyim:

IMG_5737

Leziz  bir kahvaltı ile güne başladım. Porsiyonlar da oldukça doyurucuydu.

rafinera

İlk ara öğünüme resmen bayıldım! Yaban mersini ile yoğurt birleşince meğer ne kadar güzel oluyormuş :) Daha sonra evde de yoğurdu böyle yemeye karar verdim.

rafinera

rafinera

Öğle yemeğinde en sevdiğim balık da diyebileceğim somon vardı, bu duruma da çok sevindim :) Hardal ile somona değişik bir tat katmışlar, çok beğendim.

IMG_5738

İkinci ara öğün de patlıcan dip sos ile kepekli lavaşlar vardı. Patlıcan dip sos yine ilk kez deneyimlediğim bir şey ve yine bayıldım!

rafinera

Akşam yemeğinde pırasa ve kuskuslu bulgurdu. Akşam olduğu için daha doyurucu şeyler konulmuş diye düşünüyorum. Bulgur pilavını yerken epey doyduğumu hissettim. En çok korktuğum şeylerden birisi aç kalmaktı ancak aç kalmadan da zayıflamak mümkün sanırım :)

IMG_5740

IMG_5743

İlk gün sonunda oldukça memnun kaldığım bir servis oldu Rafinera. Doğruyu söylemek gerekirse yemeklerin tadı bizim plazadaki pek çok mekandan daha lezzetliydi. Bakalım 1 hafta sonunda kilo olarak nasıl gelişmeler kaydedeceğim? :)

Mutlu akşamlar..