binboğa bal

Bir Mucizedir Bal!

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere doğanın bir mucizesi olarak gördüğüm baldan bahsedeceğim. Kahvaltı menülerinin vazgeçilmezi olan bal faydaları saymakla bitmeyen, insan vücuduna oldukça faydalı bir besin. Hastalıkların tedavisinde doğal ilaç olarak kullanılan bal ayrıca çocukların gelişiminde de büyük bir yer tutuyor. Tabii kaliteli, doğal bal bulmak da önemli bir konu, hele ki günümüzdeki sahtekarlıkları düşünecek olursak. Ben de sizlere yeni keşfettiğim bir bal markasından bahsetmek istiyorum: Binboğa Bal.

binboğa bal

Kozanlı arıcı aileler tarafından 1973 yılında kurulan Kozan Bal Tarım Satış Kooperatifi kurulduğu günden itibaren sağlıklı ve doğal balın güvenilir adresi oldu. Kooperatif, Türkiye’de arıcılık entegre tesisleri oluşturarak ilk kez cam kavanozla tüketicilere bal sunan bir işletme oldu.

Gelin Binboğa bal çeşitlerini yakından tanıyalım :)

binboğa bal

Çam balı çiçek ballarından farklı olarak kendine has bir tada, kokuya ve renge sahip. Ayrıca çiçek balından daha az tatlı olduğunu söyleyebilirim.

binboğa bal

Keven Kekik balı benim için değişik bir deneyim oldu. Daha önce hiç denememiştim. Favorim de bu çeşidi oldu :) Keven kekik balı antibakteriyel bir özelliğe sahipmiş ve kemiklere, dişlere faydalar sağlıyormuş.

binboğa bal

O nefis tadı ve aromasıyla çiçek balı da oldukça lezzetliydi. Çiçek balı da insan sağlığı için oldukça değerli ve besleyici bir ürün.

Ben bundan sonra eve alacağım bal markasını buldum :) Siz de Binboğa Bal websitesinden ürünleri inceleyebilir ve bilgi alabilirsiniz.

Keyifli haftalar!

Görüşmek üzere..

tabloda

Duvarlarımıza Bahar Gelsin!

Herkese merhabalar!

Baharın gelişiyle birlikte evimde de bazı renklendirme çabalarına girdiğim günlerdeyim :) Öncelikle  duvarlarıma renk katmaktan başlayayım dedim, bu nedenle kanvas tablo arayışına girdim. Tabloda.com tam da bu sırada imdadıma yetişti. Sitede cidden kendimi kaybettim diyebilirim fotoğraftaki gibi pek çok kategori var, karar vermek çok zor. Dekoratif tablolar arasında kendinizi kaybetmemeniz mümkün değil.  Tabii isterseniz kendi tablonuzu da yaratabiliyorsunuz. Böyle bir esneklik tanımaları çok hoş.

Screen Shot 2016-03-27 at 14.03.05

Ben şehirler kategorisinden bir tablo seçtim. Geçen yaz San Francisco’ya tatile gitmiştik ve şehre hayran kalmıştım, görünce dayanamadım ve oturma odamda yerini almalı dedim :) Bu arada tablolar istediğiniz boyutta ve parçalı olarak da hazırlanabiliyor. Fiyatlar 28 TL’den başlıyor. Benim aldığım bu tablonun fiyatı 28 TL. 50 TL üzeri alışverişlerde kargo da bedava.

tabloda

Aklımda bir Audrey Hepburn hayranı olarak bu tablo kaldı, en kısa sürede yatak odamda yerini alacak :)

Screen Shot 2016-03-27 at 14.17.35

Tablolar oldukça kaliteli, nemli bir bezle de temizliğini yapabiliyorsunuz. Özel mürekkepleri sayesinde herhangi bir bozulma olmuyor. Bu huzur veren tablolar için Tabloda.com websitesine bakabilirsiniz. Sizin favorileriniz hangileri oldu ?

Keyifli haftalar,

Görüşmek üzere!

rafinera

Rafinera Günlüklerim #2 ve #3

Herkese merhabalar!

Rafinera maceram tüm hızıyla devam ediyor ve ben kendimi hiç olmadığı kadar hafif, sağlıklı ve iyi hissediyorum. Bugün de sizlere 2. ve 3. günümden bahsedeceğim. 2. günün kutusundan neler çıktı acaba ?

rafinera

rafinera

Güne güzel başlamak benim için oldukça önemli, Rafinera kahvaltısı da buna oldukça katkı sağlıyor. 2. günün menüsünde fritata, haşhaş tohumlu lor peyniri, çeri domates ve çavdar ekmeği vardı. Özellikle fritataları çok sevdim!

IMG_5748

Ara öğünde 3 kivi vardı, bana biraz çok geldi bir tanesini yiyebildim :) Öğle yemeğinde ise bezelyeli mısırlı organik makarna vardı.

rafinera

2. ara öğünde peynirli mücver vardı. Hem de mücverin en sağlıklı hali yani fırınlanmış olanı :)

IMG_5751

Akşam yemeğinde ise Hindüstani ve Waldorf salata vardı. Hindüstani’yi adı nedeniyle başta Hint mutfağından bir yemek sandım, evet :) Ancak mercimekmiş :) Waldorf salata da kerevizli leziz bir salataydı.

IMG_5752

3.günün menüsüne gelelim. En çok sevindiğim şey sütlü bal kabağı tatlısı oldu :) Bal kabağı tatlı konusunda en zayıf noktam olabilir, görünce dayanamıyorum :)

IMG_5760

Anason tohumlu peynir daha önce denemediğim bir şeydi, oldukça ilginç buldum tadını. Krep oldukça lezizdi, taze taze domates biberle güne başlamak da oldukça tatlı :)

FullSizeRender

Ara öğün olarak fıstık vardı, araştırmalara göre 17 adet fıstık yemek daha iyi kilo kaybettiriyormuş :) Bu bilgiyle birlikte bana da fıstıkları afiyetle yemek düştü!

IMG_5758

Öğle yemeğinde köz biberli ıspanak sarma ve cevizli bulgur vardı. Yine daha önce deneyimlemediğim değişik ve lezzetli tatlardı.

IMG_5759

En sevdiğim ara öğüne yani bal kabaklı olan kısma geldik :) Sütle birlikte o nasıl güzel bir uyumdu! Tadı hala damağımda..

IMG_5761

Akşam yemeğinde ise teriyaki soslu tavuk ve yoğurtlu patlıcan salatası vardı. Yoğurtlu patlıcan salatası benim gibi meze seven birisi için çok çoook lezizdi :) Teriyaki soslu tavuk da oldukça güzeldi :) Porsiyon o kadar büyük geldi ki, epey doydum :) Midem küçülmeye mi başladı ne!

IMG_5764

Ben 3 günlük Rafinera serüvenimi bu şekilde tamamladım, size de elimden geldiğince yemekleri göstermeye çalıştım. Sonucu merak ettiniz değil mi ? Bu konu ayrı bir blog yazısını hakediyor :)

Sağlıklı haftalar!

refiner

Rafinera Günlüklerim #1

Herkese merhaba!

Bugün sizlere sıcağı sıcağına bir yazıyla keyifli okumalar diliyorum! Rafinera uzun zamandır denemeyi istediğim bir servisti, kısmet bugüneymiş :) Yaklaşan yaz aylarıyla birlikte zamanlaması da çok iyi oldu. Ayrıca bir plaza insanı olarak tüm gün oturuyor bir de üzerine sürekli aynı kalorisini bilmediğim yemekler yiyordum. Bu durumdan oldukça sıkılmıştım. Bu hafta bir değişiklik yaptım ve 5 gün boyunca Rafinera’yı deneyeceğim. Bugün de sizlere ilk gün izlenimlerimi vermek istiyorum.

refiner

Öncelikle çok ilgili bir müşteri ilişkileri bölümü var, hemen telefon ile beni aradılar ve boy/kilo endeksime göre günlük kalori ihtiyacımı çıkardık. Benim 1428 kalori çıktı, bu nedenle 1500 kalorilik paketi seçtim. Daha sonra günlük paket teslim saatimi seçtik ve ben pazartesi yanı bugünü heyecanla beklemeye başladım . 8.30-9.30 aralığında teslim edilmesini istediğim siparişim 9.10 gibi bir saatte geldi ki İstanbul trafiğinde oldukça hızlı! Menüler günlük hazırlandığı için içerik olarak biraz da sürpriz bir paketle karşılaşıyorsunuz. Bu nedenle hemen paketi açmaya koyuldum :) Size hemen bugünün menüsünü göstereyim:

IMG_5737

Leziz  bir kahvaltı ile güne başladım. Porsiyonlar da oldukça doyurucuydu.

rafinera

İlk ara öğünüme resmen bayıldım! Yaban mersini ile yoğurt birleşince meğer ne kadar güzel oluyormuş :) Daha sonra evde de yoğurdu böyle yemeye karar verdim.

rafinera

rafinera

Öğle yemeğinde en sevdiğim balık da diyebileceğim somon vardı, bu duruma da çok sevindim :) Hardal ile somona değişik bir tat katmışlar, çok beğendim.

IMG_5738

İkinci ara öğün de patlıcan dip sos ile kepekli lavaşlar vardı. Patlıcan dip sos yine ilk kez deneyimlediğim bir şey ve yine bayıldım!

rafinera

Akşam yemeğinde pırasa ve kuskuslu bulgurdu. Akşam olduğu için daha doyurucu şeyler konulmuş diye düşünüyorum. Bulgur pilavını yerken epey doyduğumu hissettim. En çok korktuğum şeylerden birisi aç kalmaktı ancak aç kalmadan da zayıflamak mümkün sanırım :)

IMG_5740

IMG_5743

İlk gün sonunda oldukça memnun kaldığım bir servis oldu Rafinera. Doğruyu söylemek gerekirse yemeklerin tadı bizim plazadaki pek çok mekandan daha lezzetliydi. Bakalım 1 hafta sonunda kilo olarak nasıl gelişmeler kaydedeceğim? :)

Mutlu akşamlar..

elca

Elca Alışverişim

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere geçenlerde yapmış olduğum Elca alışverişinden bahsedeceğim. Elca yani Estee Lauder Company nedir derseniz, Estee Lauder, Bobbi Brown, Clinique Mac gibi markaların Türkiye distribütörü. Yani buradan aldığınız ürünler için içiniz rahat olabilir direkt distribütörden alıyorsunuz :) Yeri nerede derseniz İTÜ Ayazağa Metro Durağının Plazalar çıkışından çıktığınızda sizi Orjin Plaza karşılıyor. Buranın alt katında bu outlet mağazasını bulabilirsiniz. Yalnız saatlerine dikkat edip de gitmek lazım. Hafta içi saat 17.00’a kadar açıkken, hafta sonu ise sadece cumartesi günü ve saat 13.00’a kadar açık.

elca

Ben bu outlet’ten en çok Mac alışverişi yapıyorum çünkü eski koleksiyonları çok uygun fiyatlara bulmak mümkün. Sık sık takip etmek gerekiyor, bu koleksiyonlar sürekli değişiyor. Bu gidişimde çok farklı bir koleksiyon gelmemişti ancak ben çok çok istediğim bir şeyi buldum :) Gelelim benim minik alışverişime..

Öncelikle bu gittiğimde parfüm kısmını oldukça zenginleşmiş gördüm. Aklımda kalan pek çok parfüm oldu ancak ben son kalan birkaç ürün olması nedeniyle Michael Kors’tan yana tercihimi kullandım. Psikolojik olarak çok çabuk etkileniyorum :) Michael Kors-Sexy Rio de Janeiro bahar ve yaz aylarına oldukça uygun bulduğum çok güzel bir koku. Koku anlatma yeteneğim çok fazla yok ama elimden geldiğince size anlatmaya çalışacağım. Daha çok çiçeksi ve meyvemsi bir koku olarak tanımlayabilirim. Alt notalarında vanilya da var. Yaz aylarında yeni favorim olacak gibi! En can alıcı kısmı ise fiyatı. Michael Kors parfümleri genelde 300 TL civarında olurken, ben 100 ml’lik bu parfümü sadece 99 TL’ye aldım, şaka değil gerçek!

michael kors

Kutusu da oldukça şık!

michael kors

Gelelim uzunca bir süredir almak istediğim Mac Vamplify Lip Gloss’a.. Aslında aklımda daha nude renkleri verdi ancak kıpkırmızı bir renk alıverdim :)

mac

Tease Don’t Touch rengi tam bir Marilyn Monroe kırmızısı bence. böyle iddialı renkler elimde olmadan beni çekiyor :) Ojelerimle de çok uyumlu!

mac vamplify

Ruj o kadar pigmentli ve kalıcı ki tek katta örtmeye yetiyor ve hiç ama hiç çıkmıyor. Bileğimde denedim ve saatler boyu çıkaramadım! Bu rujun fiyatı ise 16 TL! Evet evet mağazada 69 TL’ye satılan bu ruj bu fiyata da alınabiliyormuş!

IMG_5689

Ara ara bu mağazayı ziyaret etmenizi öneriyorum, aradığınız ürünü çok uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Umarım sizin için keyifli bir yazı olmuştur!

Görüşmek üzere..

Mutlu haftasonları!

shamble

Shambala Clinic’te Cilt Bakımı

Herkese merhabalar!

Bu aralar ikinci durağım yaptığım bir yerden bahsedeceğim sizlere: Shambala Clinic. Artık tüm bakım işlemlerim için burayı tercih ediyorum çünkü sıcak çalışanları, hijyenik ortamı ve kaliteli hizmetleriyle gönlümü çoktan kazandılar :)

Öncelikle klinik hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Lokasyon olarak bana oldukça uygun bir yerde, eve giderken uğrayıveriyorum. İstanbul Avrupa yakasında İTÜ Ayazağa metro durağından çıkınca sizi Sun Plaza karşılıyor, Shambala da Sun Plaza’nın -2. katında bulunuyor. 2011 yılında açılın klinik, 2014 yılında kendini yenilemiş ve şuanki haline kavuşmuş. Estetik, botoks, cilt bakımı, lazer uygulamaları, PRP, SPA sağladıkları hizmetlerden sadece birkaçı. Ben şimdilik lazer epilasyon ve cilt bakımına gidiyorum :)

shamble

Ortam insana huzur veren mor renginde tasarlanmış. Bekleme odaları da oldukça şık ve görsel duruyor. İlk kez gittiğinizde sizi bu bekleme salonlarına alıyorlar ve istediğiniz uygulamalar hakkında dilediğiniz kadar bilgi veriyorlar. İçinize sinmeden herhangi bir işlem yapmanızı engelliyorlar. Ben gerek lazer epilasyon olsun gerek cilt bakımı baya bir zamanlarını aldım sorularımla :) Daha sonra randevu alıyorsunuz ve randevu günü gittiğinizde hiç bekletmeden size özel hazırlanmış odaya alıyorlar.

shamble

Gelelim cilt bakımına.. Öncelikle cilt analizi yapılıyor. Yağlı ve akneye meyilli bir cildim olduğu için E Vitaminli cilt bakımı yapmaya karar verdik. Cilt tipine göre farklı şekillerde cilt bakımları var. Bu sistem de beni oldukça memnun etti.

Cilt bakım odası da oldukça hijyenik. Kişiye özel mis kokulu havlular, terlikler ve saç bandı veriliyor. Böyle hassas bir işlem için oldukça önemli bir konu. Cilt bakımında kullanılan markalar ise Thalgo, Exuciance, Pharmaozon gibi oldukça güvenilir ve kaliteli, içiniz her konuda rahat olabilir.

shamble

shambala

İş çıkışı gittiğim için yüzümde makyaj vardı. Bu nedenle öncelikle derinlemesine temizlik yaptık. Exuciance markasına ait yüz temizleme jeli ile cildimi temizledik. Bunu sıcak havlu uygulaması takip etti. Bu kadar rahatlatıcı bir şey daha görmedim :) İş stresi üzerine çok iyi geldi. Daha sonra yüzümü tonikleyip buharlama aşamasına geldik. Uzunca bir süredir cilt bakımı yaptırmadığım için siyah nokta birikimi yaşamışım. Bu nedenle buharlama aşamasını uzun tuttuk. Siyah noktaları çıkarma aşaması önceki deneyimlerimden oldukça farklıydı. Tırnak uçlarıyla değil de parmaklarıyla değişik bir yöntemle sıkarak bu işlem uygulandı. Bu uygulama ile yüzüm çok az acıdı ve herhangi bir kızarma problemi yaşamadım. Çıkan siyah noktaları görünce moralim bozuldu orası ayrı :) Aylardır nasıl böyle geziyormuşum diye kendime kızdım. Bu aşamadan sonra cildime maske sürülüp yüksek frekans uygulandı ve gözenek sıkılaştırıcı serum sürüldü. E Vitamini bakımı yapıldı. Nemlendiricilerim sürüldü ve bir de üzerine masaj yapıldı. Kendimi oldukça rahatlamış ve fazlalıklarımdan kurtulmuş hissettim! İşlem yaklaşık 1 saat sürdü ve oldukça güzel bir saatti diyebilirim :)

Başlangıç olarak ayda bir kez cilt bakımı için anlaştık, bu şekilde hem siyah noktalarım azalacak hem de cildim daha sağlıklı ve parlak görünecek. E Vitaminli bakım  yerine duruma göre klasik cilt bakımına da geçebilirim. Düzenli kontrol altında gitmek oldukça güven verici :)

Son olarak E Vitaminli bakım 200 TL, klasik cilt bakımları ise 150 TL. Anti-aging gibi çeşitleri de var. Bence fiyatını sonuna kadar hakediyor. Tekrardan kendilerine güleryüzlü ve sıcak hizmetleri için buradan  teşekkür ediyorum!

Umarım sizin için de faydalı bir yazı olmuştur.

Keyifli haftalar!

sandal balık

Yeniköy Sandal Balık

Herkese merhabalar!

Bugün sizlere geçen hafta Eray Kılıç davetiyle katılmış olduğum tadım etkinliğinden bahsedeceğim. İstanbul’da çok sevdiğim semtlerden olan Yeniköy’de bulunan şirin mi şirin Sandal Balık bizi çok güzel bir şekilde ağırladı.

sandal balık

sandal balık

Sandal Balık’ta balığın her çeşidini bulmak mümkün, balık simidi, balık böreği, balık kokoreç, balık köftesi, balık kebabı, balık çökertme bunlardan sadece birkaçı. Balığın bu kadar çeşidi de olur mu demeyin çok da güzel oluyormuş :) Başta ben de nasıl olacak, nasıl gelecek diye merak etmiştim ama gelince afiyetle YE-DİM :) Favorimle başlamak istiyorum: Balık Simidi.

sandal balık

Balık simidi balık, kaşar ve susamdan oluşuyor. Hem simit hem balık tadında :) Burada anlatmakla olmaz, siz en iyisi gidip yerinde deneyin :)

İkinci denediğimiz şey balık böreği oldu. Balık böreği içerisinde biber, soğan olan ancak balık ile yapılan bir börek. Balık her şeye nasıl böyle yakışıyor hayret ettim doğrusu :)

sandal balık

Balığın kokoreçi de olmaz demeyin, oluyormuş :) Bunu biraz böreğin içine benzettim, onun güveçte pişmiş hali gibi düşünebilirsiniz.

sandal balık

Balık köftesi bildiğimiz köfte harcıyla hazırlanıyor, tek farkı balıktan hazırlanması :) Domatesle ekmek arasında çok güzel gitti!

sandal balık

Gelelim balık kebaba.. Balık yoğurtla yenir mi diye klasik soru ile başladım. Ancak gerek sosuyla gerek altındaki pideleriyle gerek de yoğurduyla bir Adana kebaptan farkı yoktu :) Parmaklarımızı yedik!

sandal balık

Evet hala mide fesadı geçirmedik ve yemeye devam ettik :) Sırada balık çökertme var. O muhteşem patatesleri sosu ve levrek ile çok güzel bir lezzetti. Sunumları da bir harika ! Ayrıca şimdiye kadar yediğimiz her şeyde levrek kullanılmıştı. Mekanın sahibiyle sohbetimiz sırasında her şeyde levrek kullandıklarını anlattı. Balıkların tazeliğinden yemeklerin bu kadar lezzetli olması kaçınılmaz :)

sandal balık

Gecenin bombası geliyor, balık lokumu. Hayatımda yediğim en güzel levrek hatta en güzel balık desem abartmış olmam. Cidden lokum gibi yumuşacık bir balık yedik. Tadı damağımda kaldı, sadece bunun için bile tekrar giderim :)

sandal balık

Sırada tatlılar vardı ama onları fotoğraf çekmeyi beklemeden yediğim için yazı ile anlatacağım. Benim favorim incir tatlısı oldu. Kaymakla servis ediliyor ve parmaklarınızı yeme garantili!

Mekanın fiyatlarını da lezzetlere göre oldukça makul buldum, burada da fikir edinmeniz için menüleri paylaşıyorum.

sandal balık

IMG_5468

sandal balık

Geceyi yüzümdeki bu mutluluk ile bitirdim!

sandal balık Keyifli haftalar diliyorum!

Favori balık restaurant’larınızı ve yorumlarınızı bekliyorum..

Görüşmek üzere :)

Sandal Balık Menu, Reviews, Photos, Location and Info - Zomato

kozmium

Kozmium.Com ile Tanışalım!

Herkese merhaba!

Bugün sizlere yeni tanıştığım bir dermokozmetik sitesinden bahsedeceğim. Genelde cilt bakım ürünlerini daha uygun fiyata bulduğum için internetten almayı tercih ediyorum ancak sürekli alışveriş yapacağım bir site henüz bulamamıştım. Yine böyle bir arayışım esnasında Kozmium‘a rastladım ve tamam aradığım bu dedim :)

kozmium

Öncelikle ilgimi çeken şey fiyatların uygunluğu oldu, özellikle StriVectin’i %50 indirimde görünce gözümden kalpler çıktı :) Sitede bunun gibi pek çok markada güzel indirimler var. Vichy, Murad, Bioderma ürünlerindeki indirimlere hemen bakmanızı öneririm çünkü bu indirimlerle stoklar her an tükenebilir bence :) Bu markaların dışında La Roche Posay, Nuxe, Sebamed, Topicrem gibi çok sevdiğim kaliteli markalar da bulunuyor.

kozmium

Alışveriş sitelerinde kararımı en çok etkileyen konulardan birisi de kargo ücreti. Kargo ücretine göre siteyi kullanmayı bırakabiliyorum :) Kozmium’da 100 TL altı için kargo ücreti gayet makul 3.90 TL! Ayrıca sitede 100 TL üzerine ücretsiz kargo imkanı var. Buradan da gözüme girdi!

Tüm bu kampanyaları takip etmek ve özel indirimler kazanmak için buradan siteye üye olabilirsiniz. Böyle güzel bir site bulunca hemen sizinle de paylaşmak istedim!

Keyifli alışverişler diliyorum!

Ben de hemen sepetimi doldurayım :)

eresin crown hotel

Türkiye’nin Eşsiz Müze Oteli Eresin Crown Hotel

Merhaba,

Bugün sizlere İstanbul’da her haliyle bir çok otelden daha farklı bir otelden bahsetmek istiyorum. Türkiye’nin eşsiz müze oteli Eresin Crown Hotel, Dünya’daki iki kıta üzerinde yer alan tek sehir İstanbul’un kalbinde, Sultanahmet’te bulunuyor.

5 yıldızlı otelde, 59 misafir odası ve 5 suit bulunmakta. Müşteriler ek bir ödeme yapmadan, 24 saat boyunca Wi-fi hizmetinden yararlanabiliyorlar.

eresin crown hotel

Eresin Crown Hotel misafirlerine sadece kişiselleştirilmiş kalite, hizmet ve konfor sunan bir otel değil, aynı zamanda Sarnıç, Mozaik, 49 parça Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait tarihi ve mimari öneme sahip tarihi eser ve Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait olağanüstü keşifleri sergileyen bir butik müze oteli.

eresin crown hotel

Evet yanlış duymadınız, bu otelde bir çok eski döneme ait örneğe rastlamak mümkün. Mesela Column Bar. Olağanüstü arkeolojik buluntuların ve özellikle 2. ve 3. yüzyıldan kalma Erotes’in yasını temsileden 2 köşe actoreria kapaklarının sergilendiği çok özel bir mekan. Bu kapakların bir hikayesi de varmış. Bir evde bebek doğduğunda kapıya gülen melek figürünün bulunduğu actoreria kapak, cenaze olduğunda da ağlayan actoreria kapak konulurmuş. Bu tarihi atmosferde kahvenizi yudumlamak büyük bir zevk.

eresin crown hotel

eresin crown hotel

Bir diğer yeme-içme mekanı ise, Eresin Crown Mozaik Restaurant. İsmini MS 5. veya 6. yüzyıldan kalma tarihi Bizans mozağinden almaktaymış. Balık motifi ile dekore edilmiş mozaik, Bizans Büyük Sarayı’nın içindeki avlunun, belki de dini bir yapının veya bir koridorun bir parçası olduğu düşünülmekteymiş. Kahvaltılarını ve dilerlerse öğle yemeklerini bu bölümde rahatlıkla yiyebiliyorlar.

eresin crown hotel

eresin crown hotel

Terasta bulunan restaurantı gördüğünüzde eminim sizde bayılacaksanız. Adalar, Marmara Denizi ve Sultanahmet Camii’nin muhteşem profiline bakan Mozaik Teras Restaurant Roman, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin tarihi ve mimarı başyapıtlarının eşliğinde öğle ve akşam yemeği eminim çok keyiflidir.

eresin crown hotel

eresin crown hotel

İstanbul’daki butik müze otelinde bulunan değerli tarihi eserlere ek olarak odalarda ve genel kullanım alanlarında İngiltere’deki Londra British Museum’da sergilenen Osmanlı İmparatorluğu’na özgün seramiklerin tek orijinal kopyalarının koleksiyonu sunulmakta.

eresin crown hotel

Eresin Crown İstanbul Business Hotel’i 2 adet tam donanımlı toplantı salonuna sahip. “Bosphorus” ve “Golden Horn”, isimli iki toplantı salonu da klimalı. Golden Horn ve Bosphorus Toplantı Salonları 15 ile 180 kişi aralığında katılımcının toplantı yapmasına uygun olacak şekilde resepsiyon, kutlama ve özel etkinliklere hizmet verebilmekte, her ikisi de teknik ekipmanlarla donatılmış.

eresin crown hotel

eresin crown hotel

Eresin Crown Hotel, İstanbul’un tarihi Sultanahmet semtinde yer alan, şehrin ana turistik, eğlence ve alışveriş bölgelerine yakın olan ve bunun yanı sıra Sultanahmet Camii, Ayasofya, Hipodrom ve Topkapı Sarayı gibi dünyaca ünlü turistik yerlere sadece kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan müze otelin kendine özgün kimliği var.

Eresin gruba ait, toplamda 196 odaya sahip 3 otel bulunmakta. Best Western Eresin Taxim, Eresin Taxim Premier ve Eresin Crown Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi’ne yakın olan Eresin Taxim & Premier oteli ulaşım açısından oldukça rahat.

Her üç otelde toplam 6 adet toplantı salonu ile farklı etkinlik ve davete ev sahipliği yapabiliyor.

Eresin Oteli Daha detaylı incelemek isterseniz internet sitelerinden her türlü bilgiye sahip olabilirsiniz.

Bu bir Bloggerlar Paylaşıyor içeriğidir.

prag

Prag Gezi Rehberi

Herkese merhabalar!

Kasım ayının başlarında Prag-Viyana-Budapeşte gezisine çıkmıştık, sizinle 3 yazı dizisi halinde bu gezimizi paylaşacağım. Kasım ayındaki seyahatimizi yıl sonu işlerin yoğun olması nedeniyle ancak şimdi yazabiliyorum, neden geç kaldın demeyin :)

Her yıl ekim ya da kasım ayında yurtdışı seyahati yapmak bir ritüelim haline geldi. Nedeni ise Pegasus’un mart ayında yapmış olduğu kış fırsatı. Bu kampanya ile biraz ileriye dönük plan yapıyorsunuz ama biletlerinizi çok uygun fiyatlara alabiliyorsunuz. Mart 2015’te Kasım 2015 için Prag gidiş Budapeşte dönüş biletimizi yaklaşık 250 TL gibi bir fiyata aldığımızı düşününce bu kampanyayı kaçırmak mümkün değil :) Bu yıl da mart ayını dört gözle bekliyorum!

flypgs

Ön bilgileri verdikten sonra gelelim ilk durağımız olan Prag’a.

prag

Havaalanı Ulaşım

Prag’ta havaalanı genelde tüm şehirlerde olduğu gibi şehir dışında yer alıyor. Bu nedenle şehir merkezine gitmek için yaklaşık yarım saatlik bir yolculuk gerekiyor. Havaalanından şehre otobüs ve taksi alternatifi var. Biz 6 kişi olduğumuz için taksiyi tercih ettik, çünkü fiyatını bölünce kişi başı düşen para hemen hemen aynı oluyordu. İyiki de öyle yapmışız, otelimizi hiç aramadan önünde indik :) Havaalanında uçaktan inince tek sorun paranızı Çek para birimi olan Koruna’ya hemen çevirmek zorunda olmanız. Paranızın hepsini burada çevirmemenizi tavsiye ederim çünkü şehir merkezine göre yüksek komisyon alıyorlar. Biz taksiye yetecek kadar parayı çevirdik. Taksi yaklaşık 650-700 CZK tutuyor. ( Koruna tutarını 8’e bölerek TL karşılığını yaklaşık olarak hesaplayabilirsiniz. )

Otel Seçimi

Biz otel seçimimizi Hotel Ibis Praha Old Town olarak yaptık. Ibis Hotel zinciri nereye gidersem gideyim ilk baktığım oteller arasında. Hem fiyat olarak oldukça uygun hem de lokasyon olarak mükemmel yerlerde konumlanıyorlar. Prag’ta 3 gece 2 kişi için 350 TL verdik, neredeyse hostel fiyatına :) İçerisinde wi-fi da var, odalar da son derece güzel. Old Town gezilecek yerlere oldukça yakın, otel seçiminizi yaparken bu bölgeye bakmanızı tavsiye ederim.

1.Gün

İlk gün öğlen Prag’a geldik, otele yerleştik dinlendik derken saat 3’ü buldu. Bu nedenle ilk günümüzü yarım sayabiliriz. Otelden çıkınca ilk iş paramızı Koruna’ya çevirmek için bir döviz bürosu aramak oldu. İlk girdiğiniz yerde sakın paranızı çevirmeyin benden bir tavsiye. Her döviz bürosu farklı oranlarda komisyon alıyor, pazarlık payı da var :) Biz de Old Town’da yol üzerindeki bütün bürolara sora sora ve pazarlık ede ede en karlı biçimde paramızı çevirdik. Utanmayın, çekinmeyin pazarlık yapın :) Paramızı da çevirdikten sonra Prag’ta yaşayan arkadaşımla buluşmak için Cafe Savoy’a doğru geze geze yola koyulduk. Gelin birlikte yürüyüşümüzü yapalım!

old town

Yolda dönerci görmeden olmaz :)

22417878823_cba06535c0_o

Prag Municipal House yani belediyesi.

municipal house

Prag’ın hayran kaldığımız, muhteşem yapıda binalara sahip.
prague

Prag kalesinin gece görünüşü çok güzel değil mi ? Bir de gece güzel çeken bir makinem olsa keşke :(

prague castle

Işıl ışıl bir gece turundan sonra Prag’ın en şık restoranı olan Cafe Savoy’a vardık. En şık restoran deyince aklınıza İstanbul’daki pahalı restoranlar gelmesin, Prag oldukça ucuz bir şehir. Böyle bir restoranda kişi başı 40-50 TL ödeyerek ana yemekli tatlılı bir akşam yemeği yedik! Sanki eski filmlerin içerisindeymişiz gibi hissettim. Sizce de mekan 1900’leri yansıtmıyor mu ?

cafesavoy

Gün boyu bir şey yemedik, hadi menüye bakalım!

cafe savoy

Prag’lı arkadaşımın tavsiyesi üzerin Tartar’ı deneyelim dedik. Hem Çek mutfağını tanırız hem de lokal bir insanın önerisini dinlemeliyiz diye düşündük ama keşke öyle yapmasaydık :( Tartar meğer bildiğiniz çiğ kıymaymış! 2 çatal alabildim, ben bile tadına bakabildiğime şaşırdım. Türk damak tadına pek uygun bir yiyecek olduğunu söyleyemeyeceğim. Yeni tatlara ya da daha doğrusu çiğ et fikrine pek sıcak bakmıyorsanız, menüden başka bir şey seçmenizi şiddetle öneriyorum. Mecburen ekmekle karnımızı doyurduk :)

tartar

Barış tavşan yiyerek belki de en doğru seçimi yaptı, başta o tatlı tavşanlara nasıl kıyarsın demiştim ama tavşan eti oldukça lezzetliymiş. Cafe Savoy’dan size önerim bu yemek olacak.

cafe savoy

Yemeğin üzerine Apple Strudel yani elmalı tart yedik. Tartarın aksine bu tart oldukça lezzetliydi. Üzerine dökülen muhallebiye benzer bir sosla yeniliyor, buna ancak Mamma Mia! diyebilirim :) Yanında söylediğimiz cheese cake oldukça sönük kaldı.

apple strudel

Yemekten sonra yine ışıl ışıl Prag sokaklarında yürüyerek otelimize döndük. Önümüzdeki gün oldukça yorucu olacaktı çünkü. Bir gün de Prag’taki gezilmesi gereken yerleri gezecektik ne de olsa! Yolda giderken ertesi gün yemek yiyeceğimiz restorana da rezervasyon yaptırmayı unutmadık: Cafe Louvre.. Benden size bir tavsiye daha, bu ünlü restoran için 1 gün önceden yer ayırtın, diğer türlü yer bulmanız epey zor olabilir.

2. Gün

Erkenden uyanıp yollara düştük. Bugün planımız oldukça yoğun, pek çok yere gideceğiz. Prag Kalesine gitmek için yollara düştük. Yurtdışında yürüyerek gezmeyi seviyorum çünkü pek çok yeri keşfetmeye olanak sağlıyor.

IMG_3755

Old Town Square yani Eski Şehir Meydanı Prag’taki önemli noktalardan birisi.

oldtownsquare

old town square

Ski şehir meydanında pek çok dükkan bulunuyor. Benim ilgimi çekenler ise yeme içme dükkanları oldu :) Şu şekerlerin güzelliğine bakar mısınız ? :)

candy shop

Buradaki dükkanlarda Trdelnik tatlısını yemeden olmaz.

trdelnik

Trdelnik şekerli bir hamurun kalın çubuklara dolayıp pişirilmesiyle yapılıyor. İçine tercihinize göre Nutella veya reçel sürüyorlar.

trdelnik

Karnımız doyduktan sonra Charles Bridge’e geldik. Şansımıza hava da mükemmeldi ve köprünün tadını doyasıya çıkarttık.

charles bridge

charles bridge

charlesbridge

 Müzik, manzara kısacası her şeyin ne kadar huzurlu olduğunu video’dan görebilirsiniz!

Bu keyifli yolculuğun ardından Prag Kalesine vardık.

Prag Kalesi

Kaleden Prag’ı izlemek bir harikaydı. Tüm yorgunluğunuzu alıp götürüyor.

Prag Kalesi

Biz kalenin içini gezmedik, hem çok kalabalıktı hem de vaktimiz azdı. Bunun yerine kalede bulunan Katedrali ve etrafı gezdik. Manzaranın tadını çıkardık.

pragkalesi

Prag Kalesi

prag kalesi

Dönüşte artık o kadar yorulmuştuk ki bir kahve molası ihtiyacı duyduk. Yol üzerinde rastladığımız şirin ve değişik bir cafe olan Tricafe’ye girdik. Ev gibi koltukları, halıları ve dekorasyonu olan kafeyi biz çok sevdik. Kahveleri ve kekleri de bir o kadar güzeldi :)

trice

tricafe

tricafe

Bu kısa molayla kendimize geldikten sonra sıra dans eden evleri görmeye gelmişti. Hayatımda gördüğün en değişik binalardan olduğu kesin.

dancinghouses

Dans eden evleri görmeye giderken tekne turu afişlerini görmüştük, dönüşte bir de tekne turu yaparız diyorduk ki döndüğümüzde turlar bitmişti. Sanırım kış sezonunda bu turlar erken bitiyor, bu nedenle tekne turu yapmak isterseniz sabah ya da öğle saatleri çıkmanızı tavsiye ederim. Bu kadar gezmenin üzerine yavaş yavaş acıkmaya başladık ve rezervasyonumuzun olduğu Cafe Louvre’a doğru yürümeye başladık.

cafelouvre

Paris tarzında bir cafe olan Louvre 1902 yılında açılmış. Bu tarihten beri aralarında Kafka, Einstein’ın da olduğu pek çok ünlü isim Cafe’nin müşterisi olmuş.

cafelouvre

IMG_3948

IMG_3949

IMG_3956

Bu restoranın en meşhur yemeği ördek, bu nedenle şiddetle ördek yemenizi tavsiye ediyorum :) Bir gün önceden dersimizi aldığımız için bu kez yemek seçimimizi riske atmayıp ördek, tavuk, hamburger gibi şeyler sipariş ettik.

IMG_3951

IMG_3954

IMG_3955

Bu restoranın taze üretilen pastaları da oldukça ünlü! Bu kekin tadı damağımızda kaldı.

IMG_3961

Yine oldukça makul fiyatlara lüks bir yemek yemiş olduk. İstanbul da böyle olsa keşke dedim içimden :) Ertesi gün 7’de Viyana için otobüse bineceğimiz için günümüzü erken bitirdik. Prag sokaklarında son bir kez yürüyüp şehre veda ettik. 1.5 gün için oldukça verimli bir gezi oldu. Tabi görmemiz gereken daha pek çok yer vardı ama ana noktaları gezmeye çalıştık. Umarım gezi notum ile sizlere yardımcı olabilmişimdir. Prag’a gidecekseniz ve aklınızda sorular varsa benimle İletişim bölümünden veya yorumlardan iletişime geçebilirsiniz.

Bol gezmeli haftalar!

Hoşçakalın..